• Hakkında.
  • Mortgage sistemi ile ev almak islama uygunmu


    Mortgage sistemi ile ev almak
    Mortgage sistemi ülkemizde câri olduğu günden bu yana konu ile alakalı soruların ardı arkası kesilmedi. Diyanet İşleri yetkili makamlarının, Hayrettin Karaman, Hamdi Döndüren ve emsali ehliyetli hocalarımızın yaptıkları açıklamalar da bu çerçevede bize ulaşan soruların devamına engel olmadı.

    Biz de nihaî anlamda hocalarımızın ortaya koydukları içtihadî ahkam istikametinde detaylı sayılabilecek ölçüde meseleyi ele almaya karar verdik. 3-4 hafta devam edeceğine inandığım bu yazılarda ‘caizdir’ veya ‘değildir’ diyen ulemanın görüşlerini delilleri ile birlikte ele alacak, haram-helal gibi bir Müslüman için alabildiğine önemli olan bu konuda yapılan içtihadlar doğrultusunda kalbî ve zihnî tatmini esas alacağım.

    Can alıcı bir soru ile başlayalım; ev insanın tabiî ve zarurî ihtiyaçları arasında mıdır? Müslim veya gayrimüslim herhangi bir ülkede yaşayan Müslüman’ın mortgage sistemi ile ev almasına İslam hukuku açısından cevap ararken başlangıç noktası burası olmalıdır. Bunun alternatifi neredeyse bütün dünya genelinde uygulanagelen faizli ekonomik sistemdir ki bu yanlış bir başlangıç noktası olur. Çünkü -üretim ve tüketim faizi arasındaki farklar ekseninde hukukçuların yaptıkları tartışmalar mahfuz- faiz tek kelime ile haramdır. Yine -gayrimüslim ülkede Müslümanların yüzde yüz kazançlarının muhakkak olduğu şartlarda faiz caizdir/değildir tartışmaları mahfuz- faize cevaz vermek haramı helal kılmak demektir.

    Neden ev zaruri ihtiyaç mıdır sorusu ile başlanılmalıdır? Şundan; insan sosyal bir varlıktır. Hayatını hemcinsleri arasında sürdürmeye mecbur ve mahkumdur. Barınma ise insanın fıtri ihtiyaçlarının başında gelir. Zaman ve mekan şartlarına göre formda değişiklik gösteren barınma, normda bir değişiklik göstermez. Çadır, mağara, apartman dairesi veya lüks villalar; hepsinin de insan hayatında karşılığı tektir; barınma. Bu bağlamda Allah’ın şu beyanı hatırlardan hiç dur edilmemesi gerekir: “Allah evlerinizi sizin için bir huzur ocağı yaptı.” (Nahl, 16/80) Efendimiz (sas)’in geniş evi mutluluk unsurları arasında sayması da unutulmamalı.

    Burada ev sahibi olmak ile kiracı olma, barınma ihtiyacının zarurî oluşu noktasında önemsiz bir ayrıntıdır. Ama bu ayrıntı mortgage sistemi ile ev almaya cevap aradığımız yerde ayrıntı değil, hükmün mahiyetine tesir edecek bir konuma bürünür. Ayrıca zaruretin sosyal boyutu vardır ki bu açıdan da caiz mi diye sorulduğunda, cevabı aramaya yine aynı soru ile işe başlamak gerekir. Nitekim bunu ileride ele alacağız.

    Klasik İslam hukukçuları ev, binek ve hizmetçinin insanın zarurî ihtiyaçları olduğunda ittifak etmişlerdir. İçtihadî bir yaklaşımın ürünü olan bu görüş, söz konusu içtihadın yapıldığı dönem şartlarını da nazara vermektedir aslında. Bugün bu yaklaşım aynıyla kabul edileceği/edilebileceği gibi ilave veya eksiltmelere de konu olabilir. Ülke ve birebir şahısların ekonomik, sosyal, kültürel şart ve farklılıkları sözünü ettiğimiz ilave ve eksiltmelerin nedenini oluşturur. Sözgelimi hizmetçi; A ülkesindeki hakim kültür ve aynı ülkedeki zengin A şahsı için zarurî ihtiyaçtır da, aynı ülkedeki fakir bir şahıs veya hizmetçi kültürünün hakim olmadığı bir başka ülke için zaruri değildir. Bu kısa açıklama ile zarurî ihtiyaç konusunun içtihadî olduğuna vurgu yapmak istedim.

    Mevzuya girecek olursak; mortgage sistemi nasıl işlemektedir? Kısaca belirtecek olursak; banka, alıcının bulduğu ev adına ödeme opsiyonuna bağlı olarak bilinen şekliyle faizle kredi vermektedir. Verilen kredinin, evin peşin fiyatına tekabül eden kısmı tapu işlemlerinin yapıldığı sırada direkt ev sahibine veya onun da borçlu olduğu kuruma ödenmekte, alıcı da toplam krediyi anlaşma şartları muvacehesinde o kuruma geri ödemektedir. Alış-veriş sonrası evin tapusu alıcı üzerine yapılmakta ise de, bu bir manada ipotekli bir satış olup, anlaşma hükümleri gereği alıcı eve ödediği miktar ölçüsünde sahiptir ve bu sahiplik oranı her ay yaptığı ödemelere göre değişmektedir. Ödeme şartlarına muhalefet edilmesi durumunda kredi veren kurumun, eve el koymasına kadar uzanan yaptırım hakları vardır. Ödeme tamamlandığında ise ev tamamıyla alıcının olmaktadır.

    AHMET KURUCAN

    haber:www.zaman.com.tr