• Hakkında.
  • 2010 15 mart dünya tüketiciler günü


    2010 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü

    15 Mart Dünya Tüketiciler Günü ülkemizde ve tüm dünyada çeşitli etkinliklerle kutlandı. Tüketiciler Derneği, Marmara Grubu Vakfı, AB Çalışmaları Merkezi Derneği ve Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği “AB – Türkiye Müzakere Sürecinde Tüketicinin Korunması” konulu panele, Tüketici Hakları Merkezi Genel Başkanı Ömer KESER “Türkiye’de Tüketicinin Korunması” konulu 2. Oturuma panelist olarak katıldı.

    Başkanlığını Kadir Has Üniversitesi İ.İ.B.F. Dekanı Prof.Dr. Erol ÜÇDAL’ın yaptığı oturuma B.Ü. İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eser BORAK, Fatih Belediye Başkanı ve Haliç Belediyeler Birliği Başkanı Dr. Mustafa DEMİR, CNBC-E Kanalı Program Yapımcısı ve Sunucusu Tamer COŞKUN’da konuşmacı olarak katıldı.

    Türkiye’de tüketici bilincinin çoçuk yaşlarda yerleşmesi için 8 yıllık eğitim – öğretim döneminin çok önemli olduğuna değinen Tüketici Hakları Merkezi Genel Başkanı Ömer Keser; “8 Yıllık Eğitim – Öğretim dönemi boyunca Tüketici Hakları ile ilgili olarak öğrencilere sadece 4. Sınıfta Hayat Bilgisi kitabında 3 Sayfa, 7. Sınıf Vatandaşlık ve İnsan Hakları Kitabında 1 sayfa eğitim verilmektedir. 14 Yaşına gelen genç bir tüketici 8 yıllık eğitim öğretim hayatı boyunca Tüketici Hakları konusunda sadece 2 ders görebilmektedir. Tüketici şikayetlerinde ön plana çıkan bilinç eksikliğini bu döneme bağlamaktayız” dedi.

    Ömer KESER sözlerine şöyle devam etti. “Günümüzde yazılı ve görsel medya aracılığı ile yapılan reklamlar tüketici üzerinde son derece etkili olmaktadır. Reklamların nasıl olacağı yasalarla net bir şekilde belirlenmiştir. Fakat tüm yasal düzenlemelere rağmen örtülü reklamların tüketicileri bilinç altında etkilediği aşikardır. Örneğin Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik Madde 13 Doğrulanabilir olgularla ilgili tanımlamalar, iddialar ya da örnekli anlatımlar kanıtlanmak zorundadır. Bu yasal düzenlemeye göre kullandığı yağdan dolayı havalanan bir tüketiciyi veya seyir halindeyken dans etmeye başlayan bir arabayı veya süt dolu bir kazana düşerek dev bir basketbolcu olan çocuğu nasıl tarif edeceğiz.

    2005 Yılında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından başlatılan “ilgilen – bilgilen” kampanyasının ve sivil toplum örgütlerinin yıllardır süren çalışmaları yurttaş üzerinde etkili olmuştur, fakat hakkını aramak için Tüketici Mahkemesine giden Tüketicilere 9 ay sonraya ilk duruşma tarihi verilmewktedir. Bu bir skandaldır. Tüketici Mahkemelerinin sayıları arttırılmalıdır. Ayrıca İlçe Tüketici Sorunları Hakem Heytlerinin kararları bağlayıcı olduğu gibi İl Hakem Heyetleri Kararlarıda bağlayıcı olmalıdır.”

    Ülkemizin geneli düşünüldüğünde mağdur olan tüketicilerin ilk etapta kendilerine yakın olan Muhtarlık ve Belediye Yetkililerine müracaat ettiğini tespit etmekteyiz. Dolayısıyla Muhtarlık ve Belediye binalarında tüketici haklarının anlatıldığı birimlere ihtiyaç duyulmaktadır. Yada bu konuda muhtar ve diğer belediye personellerine iç eğitim verilmelidir.

    Tüketici mağduriyetlerini büyük bir bölümünde ayıplı kamu hizmetleri oluşturmaktadır. Bir örnek verilmesi gerekirse Geçtiğimiz senelerde Elektrik kullanıcısı Tüketicileren tahsil edilen ve hukuken gerekçesi açıklanamayan muhtelif İlavenin iadesi için derneğimizi tarafından verilen mücadele nihayet sonuçlanmıştır. Hakem Heyeti kararına rağmen iade etmemekte direnen Bedaş yetkilileri savcılık aşamasında çaresiz bu bedeli iade etmiştir. Fakat bu iade işlemi sadece müracaat eden tüketicimize yapılmıştır. Haksız ve hukuksuz olarak tahsil edilen bu bedel neden diğer milyonlarca tüketiciye iade edilmemiştir. Kamu görevlileri tüketici hakları konusunda son derece duyarlı olmalıdır.

    Türkiye Tüketici bilincin arttırılması amacıyla tüketicilere yeni bir uygulama başlatılması gerektiği kanaatini taşımaktayız. Ürünü 30 gün içinde arızalan bir tüketici diğer seçimlilik haklarından haberi olmadığı için sadece ürünü tamir edilerek geçiştirilmektedir. Halbuki tüketicinin malı iade edebileceği gibi yenisiyle değiştirme hakkında bulunmaktadır. Dolayısıyla satışa sunulan ürünlerin poşet veya kutularına büyük puntolarla tüketicilerin hakları yazılmalıdır. Firma bunu yazmaktan korkmamalıdır. Aksine görev olarak kabul etmelidir.

    Yaptığımız çalışmalar mağdur olan tüketicilerin özellikle haklarını öğrendikten sonra ilgili kurumlara anlaşılır ve düzgün bir biçimde dilekçe yazma konusunda zorluk çektiğini göstermektedir. Merkezimiz bu durumu göz önünde bulundurarak iki büyük projeye imza atmıştır. E-Tüketici ve E-dilekçe projeleri bu sıkıntıyı çeken tüketicilere yol göstermektedir. E-Dilekçe Projesi ile İnternet sitemizde yayınlanan 21 adet örnek dilekçe kolaylıkla bilgisayara indirilmektedir. Tüketicilerden e-tüketici ve e-dilekçe projeleri için hiçbir ücret alınmamaktadır. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından her yıl geleneksel olarak verilen Tüketici Hakları Ödülü Hizmet Dalında derneğimiz bu projeleri ile ödüle layık görülmüştür. Halen internet ortamında hizmet veren bu projelerimiz sıklıkla takip edilen internet medyasında link olarak tüketicilerin hizmetine sunulmaktadır. dedi.

    kaynak: tüketicilergünü