• Hakkında.
  • 2009 üç aylar bugünmü başlıyor


    Hicri ; 1 Recep 1430 bu yıl miladi olarak 24 haziran 2009 çarşamba gününe denk geliyor..Başka bir deyişle 2009 üç ı 24 haziran çarşamba günü .

    RECEB: Azametli, heybetli. Ta’zim etmek. Cennet’te bir nehir ismi. Mübarek üç ın birincisi ve Kamerî aylardan yedincisi. *

    Recep Ayının Hikmeti,Önemi,Fazileti Nedir?

    Ebu Said-i Hudri’den naklen, Resulüllah S.A. efendimizin şöyle buyurduğunu anlatmıştır:
    “Allah katında ın sayısı on iki dir.Yeri ve semayı Allah yarattığından beri bu böyledir.
    Bu aylardan 4 tanesi haram ay olup şunlardır: Allah’ın asam ayı Recep.Bu ay tek başınadır.Kalan üç ay peş peşe olup şunlardır:Zilkade, zilhicce, muarem…
    Recep, Allah’ın ayıdır.
    Şaban, benim ayımdır.
    Ramazan, ümmetimin ayıdır.
    Bir kimse Recep ayı içinde , imanla ve sevabını Allah’tan bekleyerek bir gün oruç tutarsa, Allah’ın en büyük rızasına hak kazanır.Firdevs cennetinin en üst katına yerleşir.
    Recep ayında iki gün oruç tutana iki kat ecir verilir.Her katın ağırlığı dünya dağlarına benzer.
    Bir kimse recep ayında üç gün oruç tutarsa Allah-ü Taâlâ cehennemle onun arasında bir hendek açar.Bu hendeğin uzunluğu bir senelik yol kadardır.
    Bir kimse Recep ayında dört gün oruç tutarsa: şu hastalıklardan afiyet bulur.Delirmek,cüzzam, abraş…Mesih deccalin fitnesinden dahil kurtulur.
    Bir kimse Recep ayında beş gün oruç tutarsa…Kabir azabından kurtulur.
    Bir kimse Recep ayında altı gün oruç tutarsa…kabirden çıktığı zaman yüzü Bedir halindeki ay aydığından daha nurludur.
    Bir kimse Recep ayında yedi gün oruç tutarsa…hepsi cehennemim kapısı içindir ki.Her gün cehennemin bir kapısı kapanır.
    Bir kimse Recep ayında sekiz gün oruç tutarsa…Cennetin sekiz kapısı vardır. Allah-ü Taâlâ her gün için cennetin bir kapısını ona açar.
    Bir kimse Recep ayında dokuz gün oruç tutarsa…kabirden kalkarken şöyle diyerek kalkar: Eşhedü en lâ ilâhe ill. Ve o kimsenin yüzü:Cennetten başka yana döndürülmez.
    Bir kimse Recep ayında on gün oruç tutarsa… Allah-ü Taâla onun için sırat köprüsünde her gece onun için bir yatak serer.Orada istirahat eder.
    Bir kimse Recep ayında on bir gün oruç tutarsa…kıyamet günü, ondan daha faziletli biri görülmez.Meğer ki onun kadar oruç tutmuş ola…
    Bir kimse Recep ayında on iki gün oruç tutarsa…Allah-ü Taâlâ kıyamet günü,kendisine iki hulle giydirir.O hallerden biri, dünya ve içindekilerden hayırlıdır.
    Bir kimse Recep ayında on üç gün oruç tutarsa…kıyamet günü onun için arşın altında bir sofra kurulur.O sofradan yer.Halbuki insanlar, şiddet içi şiddettedirler.
    Bir kimse Recep ayında on dört gün oruç tutar ise…Allah-ü Taâlâ ona hiçbir gözün görmediği, kulakların duymadığı, bir beşerin kalbine dahi gelmeyen ihsanlar yapar.
    Bir kimse Recep ayında on beş gün oruç tutarsa… Allah-ü Taâlâ onu, emin kimselerin durduğu yerde durdurur.Onun yanından geçen her murakkeb melek ve her mürsel peygamber ona şöyle der:
    à “ Ne mutlu sana, sen emin kimselerdensin…”
    à Başka bir rivayette üstteki kimse için şöyle buyrulmuştur:
    On beş günden fazla oruç tutarsa… Hadisi şerif’e devam edelim:
    Bir kimse Recep ayında on altı gün oruç tutarsa… Rahman Allah’ı ilk ziyaret edenlerden olur ve ona bakar, kelamını da duyar.
    Bir kimse Recep ayında on yedi gün oruç tutarsa… Allah-ü Taâlâ onun için her milde bir dinlenme yeri yaratır; orada dinlenir.
    Bir kimse Recep ayında on sekiz gün oruç tutarsa… İbrahim aleyhisselamın kubbesine yakın olur.
    Bir kimse Recep ayında on dokuz gün oruç tutarsa…Allah-ü Taâlâ onun için cennete bir saray yapar ki: Bu saray İbrahim aleyhisselam ve Adem aleyhisselamın sarayının karşısına düşer.Bu arada kendisi onlara selam verir, onlarda kendisine selam verir.
    Bir kimse Recep ayında yirmi gün oruç tutarsa…semadan bir nidacı kendisine şöyle der:
    à Ey Allah’ın kulu Allah-ü Taâlâ senin geçmişteki günahları bağışladı.Bundan sonrası için yeni ameller işlemeye bak.

    ÜBAREK ÜÇ AYLARA GİRİNCE SU DUA OKUNUR

    Allahümme bariklena fi Recebe ve Şaban ve belliğna Ramazan veahtimlena bil-iman ve yessirlena bil- Kur’an

    RECEB-İ ŞERİF

    10 GÜN : SÜBHANALLAHİL HAYYİ-L KAYYÜM
    10 GÜN : SÜBHANALLAHİL EHADİ-S SAMED
    10 GÜN : SÜBHANALLAHİL GAFFURU-R RAHİM

    ŞABAN-I ŞERİF

    10 GÜN : YA LATİF CELLE ŞANÜHÜ
    10 GÜN : YA REZZAK CELLE ŞANÜHÜ

    10 GÜN : YA AZİZ CELLE ŞANÜHÜ

    RAMAZAN-I ŞERİF

    10 GÜN : YA ERHAMERRAHİMİN
    10 GÜN : YA GAFFAREZZÜNÜB
    10 GÜN : YA ATİKARRİKAB

    NOT: HERGÜN HERBİRİNİ 100 KERE

    3 aylarda neler yapabiliriz

    Mübarek üç

    Gündelik hayatımızın akışı içinde farkında olalım veya olmayalım hayatın temel değerleri konusunda farklı yön ve hedeflere doğru kayıp gidiyoruz.

    İçinden geçtiğimiz şu netameli ve kaygan zaman diliminde çoğu defa sahte ve sentetik gündemlerin bombardımanı altında adeta kendimizi kaybediyoruz. Sözünü ettiğimiz bu yapay gündemler, çoğu zaman bize dünyaya asıl geliş gayemizi unutturuyor.

    Halbuki bizler, bizi asıl gayemizden uzaklaştıracak bu türlü gündemlere karşı sürekli teyakkuz halinde ve gerilim içinde olmalıyız ve bunların yol bulup ruhlarımızı kendi ağlarına almasına fırsat vermemeliyiz. Allah, önümüze bugünlerde altın bir fırsat koyuyor; Üç ! Esasen buna sahici ve ilahî gündem de diyebiliriz. Zira Cenab-ı Hak, bu aylarda af ve mağfiretini, nimetlerini sağanak sağanak yağdırıyor. Recep, Şaban ve Ramazan ının bütün gün ve geceleri sürpriz feyiz ve bereketlerle dopdoludur.

    Üstelik bu içinde bulunan Regâib, Mi’râc, Berât ve Kadir geceleri, hiçbir maddî ve dünyevî ölçüyle değerlendirilemeyecek kadar ilâhî ikramlarla donatılmıştır. Aslında biraz gönül uyanıklığı, dikkat ve samimiyetle bu günlerin ve gecelerin feyzinden yararlanabilirsek manevi yoldaki pek çok eksiğimizi telafi edebilir ve günahlarımızdan arınıp tertemiz hale gelebiliriz. Peki ne yapalım? Bu fırsat ını dolu dolu nasıl değerlendirelim?

    NEFİS MUHASEBESİ YAPMALIYIZ

    Öncelikle ciddî bir nefis muhasebesi yapmalıyız. Günümüzde özeleştiri dedikleri nefis muhasebesi aslında insanın bulunduğu noktayı belirlemesi açısından çok önemlidir. “Ben nereden geldim? Bu dünyaya gönderiliş amacım ne? Şimdi ne yapıyorum? Nereye gidiyorum?” sorularını kendimize sorarak tefekkür iklimine açılmalı, hayatımızın artı ve eksilerini çıkarıp bir bilanço hazırlayarak durumumuz hakkında bir değerlendirme yapmalıyız. Bu şekilde, yapmış olduğumuz hataları ve günahları daha iyi görme fırsatını yakalamış olacağız.

    TÖVBE ETMELİYİZ

    İkinci olarak da bu günahlara karşı içten gelerek tövbe etmeliyiz. Zira içten gelen pişmanlık ve hâlis niyetle yapılan tövbeler insanı günahlarından arındırır. Daha sonra bu duygu, gönül dünyamızda bir ışık yakacak ve bizi kulluk ve vazife aşkıyla hayırlı ve faydalı işler yapmamıza vesile olacaktır.

    ORUÇ TUTABİLİRİZ

    Bu günlerde Allah Resulü’nün diğer günlere nazaran daha çok oruç tuttuğunu ve devamlı hayır yapma peşinde olduğunu görüyoruz. Biz de tutabildiğimiz kadar oruç tutmalı -aynı zamanda bu Ramazan’a hazırlık da olur- ve elimizdeki imkanlar nispetinde muhtaç olan insanlara maddi yardımlarda bulunarak onları sevindirmeliyiz.

    BOL BOL KUR’AN OKUYABİLİRİZ

    Bu mübarek günlerde mealiyle birlikte anlayarak bir Kur’an okuma seferberliği başlatabiliriz. Akşamları fazla değil on veya yirmi dakikamızı bu işe ayıralım. Her gün namazlarda okuduğumuz surelerden başlayarak Kur’an’ın mealini okuyup öğrenerek tefekkür edebiliriz. Bu vesileyle evimizde ayrı bir bereket olacak ve Kur’an’ın nuruyla içimiz aydınlanacaktır.

    CAMİLERE GİDEBİLİRİZ

    Herhangi bir vakit namazı kılmak için büyük bir camiye gidebiliriz. Bu, kulluk şuurumuzu coşturacaktır. Bu şekilde Allah’a kul olmanın engin hazzını iliklerimize kadar hissetmiş olacağız. Bunun dışında yakınlarımızı ziyaret için özel zamanlar programlayabiliriz. Yüce Rabb’imizin Kur’an-ı Kerim’de akraba ziyaretlerine yaptığı ısrarlı vurgu dikkate alınırsa, bunun karşılığında verilecek sevabın derecesi anlaşılır. Bu ayda fakir fukaraya, başı okşanmaya muhtaç yetimlere, kendisine bakacak kimsesi olmayan dula, yaşlıya sadaka için özel bütçe ayrılmalı. Mübarek geceler bütün ev halkı ile bir bayram neşvesi içerisinde geçirilmeli.

    NEDiR?

    Üç ın ilki olan Recep, “yüceltilmiş, içine ikramlar konulmuş ay” ve “hazırlanmak” manalarına gelmektedir. Recep ayının ilk perşembeyi cumaya bağlayan gecesi (19.07.2007) Regaib kandilidir. Regaib, “pek çok ihsan” manasına gelen “Ragibe” kelimesinin çoğuludur. Bu gecede Cenab-ı Hakk engin rahmetiyle tecelli edip sonsuz mağfiretiyle muamelede bulunduğu için geceye bu isim verilmiştir.

    Receb ayının 27. gecesi (10.08.2007) ise Miraç Kandili’dir. Miraç, kelime manası itibariyle “merdiven”, “yükselecek yer”, “en yüksek makam” manalarına gelmektedir. Bu gecede Peygamberimiz bir mucize olarak Mekke’deki Mescid-i Haram’dan, Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya ve oradan da göklerin İlahi derinliklerine doğru yükselip ruhen ve bedenen Cenab-ı Hakk’ın huzuruna çıkmıştır.

    ŞABAN, HAYIR AYI Üç ın ikincisi olan Şaban, kelime manası itibariyle “dağılan”, “saçılan” manalarına gelmektedir. Bir rivayete göre Peygamber Efendimiz, Şaban ayında Ramazan için pek çok hayır dağıldığı için bu aya bu ismin verildiğini ifade etmektedir. Şaban ayı içerisinde Berat kandili vardır (27.08.2007). Berat kelimesi, “borçtan, isnat edilen suçtan, ruha azap veren sıkıntılardan kurtulmak” manalarına gelmektedir. Bu gecede Kur’an-ı Kerim bir bütün halinde dünya semasına indirilmeye başlanmıştır. Bu sebeple bu gece hürmetine pek çok günah bağışlandığı için geceye Berat gecesi denilmiştir.

    RAMAZAN, BEREKET AYI

    Üç ın sonuncusu olan Ramazan ayı (13.09.2007), on bir ayın sultanı ve ın en faziletlisidir. Zira bu ayda Kur’an indirilmeye başlanmış ve ay boyunca oruç tutmak farz kılınmıştır. Kur’an’ın indirilmeye başlandığı bu ay içinde Kur’an-ı Kerim’deki ifadesiyle bin aydan daha hayırlı olan “Kadir Gecesi” (08.10.207) vardır. Bu gece Allah’ın müminlere bahşettiği çok yüce bir ikramıdır. Ramazan’ın her gecesinin dolu dolu geçirilmesi için bu gecenin zamanı gizlenmiştir. Ancak Kadir gecesinin Ramazan’ın son on günü içinde olduğuna dair güçlü işaretler vardır.