• Hakkında.
  • Oruç hakkında hadis


    Orucun bedenimize o kadar faydası vardır ki, birçok batılı ilim adamı, ileride doktorlar reçetelerine ilaç yazdıkları gibi, şu kadar gün oruç tutacaksın diye yazacaklarını bildiriyorlar.

    Zaten Peygamber efendimiz de , “Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz” buyurmuştur.

    Oruç, bir sene boyunca durmadan çalışan sindirim sisteminin istirahate sevk edilmesi ve insan vücudünün bir tasfiyeye tabi tutulmasıdır. Böylece, sindirim sistemi dinlendirilmiş olur. İnsanlarda en çok görülen rahatsızlık, sindirim bozukluğudur. Şişmanlık, kalb ve damar hastalıklarına, şeker hastalığına ve tansiyon yüksekliğine sebep olmaktadır. Oruç, bütün bu hastalıklara karşı koruyuculuk vazifesi yaptığı gibi, bir de tedavi vasıtasıdır. Bugün bir çok hastalıktan kurtulmak için, perhiz lazım olduğunu herkes biliyor.

    Oruç ile, insanın güçlü bir irade kuvveti kazanacağı şüphesizdir. Bu sebep ile alkol, uyuşturucu gibi, kötü alışkanlıklardan oruç vesilesi ile kurtulanlar çok görülmektedir.

    Oruç, vücuddaki karbonhidrat, protein ve bilhassa yağ depolarının harekete geçirilmesini sağlar. Oruç sayesinde madde süzmekten kurtulan böbrekler, tamire girerek, dinlenme ve yenilenme imkanı bulurlar.

    Oruç normal sıhhatli olan insanlar için çok faydalı bir perhiz teşkil eder. Az yemek ve itidal ile yaşamak sonucu oruç tutanlar genellikle Ramazanda bir kaç kilo zayıflarlar. Bu suretle 11 ay zarfında vücutta depo edilen zararlı yağlar erimiş olur. Bu ise asrımızda herkese tavsiye edilen en mühim sağlık kuralıdır. Çünkü şişmanlık şeker hastalığına pek yakındır. Ayrıca damar sertliği, kalb hastalığı, tansiyon yüksekliği ve buna bağlı pek çok hastalığa müsait bir zemin hazırlar. Demek oluyor ki oruç, bütün bu dertlerden insanı koruyucu bir etki yapar.

    Bu gerçeği, sadece Müslüman bilim adamlarımız değil, konuyu inceleyen yabancı bilim adamları da dile getirmektedir:

    1940 Nobel Tıp ödülünü kazanan ünlü bilim adamı, Dr. Alexis Carrel  “L’Hamme, Cet İnconnu” adlı eserinde: “Oruç sırasında organizmalarda depo edilmiş besin maddelerinin harcandığını, sonradan bunların yerine yenilerinin geldiğini, böylece bütün vücutta bir yenilenme olduğunu ve orucun sağlık bakımından çok yararlı olduğunu.” bildirmektedir.

    kaynak

    Oruç hakkında hadisler

    Bizim orucumuzla ehl-i kitabın orucu arasında hudut, sahur yemeğidir.
    (Müslim, 6, 60)
    Ramazan’da orucunu tutup da Şevval’den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir.
    (R. Salihin, 1259)
    “İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah”tan başka ilah olmadığına ve Muhammed”in O”nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe”ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak”
    (Tirmizi, İman 3, (2612))
    Resulullah (sav) vefat edinceye kadar Ramazanın son on gününde i”tikafa girer ve derdi ki: “Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın”. Resulullah (sav)’dan sonra, zevceleri de i’tikafa girdiler.
    (Müslim, İ”tikaf 5, (1172))
    Resulullah (sav)”a Kadir gecesi (Ramazan’ın neresinde?) diye sorulmuştu. O, Ramazanın tamamında!” diye cevap verdi.
    (Ebu Davud, Salat, 824, (1387))
    Bir kadın Resulullah (sav)”a gelerek: “Ben haccetmek için hazırlık yapımştım. Bana (bir mani) arz oldu ne yapayım?” “Ramazan”da umre yap, zira o ayda umre tıpkı hacc gibidir” buyurdu.
    (Ebu Davud, Hacc 79, Tirmizi, Hacc 95)
    Kadir gecesini, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.
    (Müslim, Müsafirin 174, (769); Ebu Davud, Salat 318, (1371); Tirmizi, Savm 83)
    Resulullah (sav) buyurdular ki: “Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.
    (Müslim, Sıyam 2, (1079))
    Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yıl orucu tutmuş olur.
    (Tirmizi, Savm 53, (759); Ebu Davud, Savm 58, (2432))
    Beş vakit namaz, bir cuma namazı diğer cuma namazına, bir Ramazan diğer Ramazana hep kefarettirler. Büyük günah irtikab edilmedikçe aralarındaki günahları affettirirler.
    (Müslim, Taharet 14, (223); Tirmizi, Salat 160, (214))
    Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün. Anne ve babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün. Ben yanında zikredildigim zaman bana salat okumayan kimsesinin de burnu sürtülsün!
    (Tirmizi, Daavat 110, (3539))
    İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah”tan başka ilah olmadığına ve Muhammed”in O”nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe”ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak.
    (Buhari, İman 1; Müslim, İman 22 )
    Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa “ben oruçluyum!” desin (ve ona bulaşmasın).
    (Müslim, Sıyam 164, (1161))
    Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.
    (Tirmizi, Cihad 3, (1624))
    Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez.” (Tirmizi”nin rivayetinde şu ziyade var: “Oraya kim girerse ebediyyen susamaz.
    (Tirmizi, Savm 5)
    Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.
    (Tirmizi, Savm 82, (807); İbnu Mace, Sıyam 45, (1746))
    Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir.
    (Müslim, Sıyam 171, (1155); Tirmizi, Savm 26, (721))
    Zahmetsiz ganimet kışta tutulan oruçtur.
    (Tirmizi, Savm 74, (797))
    Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez.
    (Buhari, Savm 29; Tirmizi, Savm 27, (723))
    Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.
    (Tirmizi, Cihâd 3, (1624))
    Kişinin fitnesi ehlinde, malında, çocuğunda, nefsinde ve komşusundadır. Oruç, namaz, sadaka, emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker bu fitneye kefaret olur!
    (Müslim, Fiten 17, (144), Tirmizi, Fiten 71, (2259))