• Hakkında.
  • 2 mart 2010 rizenin kurtuluşu


    2 mart 2010 rizenin kurtuluşu

    Rizeliler’in kadim hemşehrisi : Mustafa Kemal Atatürk   17-18 Eylül 1924 tarihinde Hamidiye zırhlısıyla Rize’ye gelen Atatürk, Rize halkı, vali Hurşit Bey, komutanlar ve heyetler tarafından karşılanır. Sahilde toplanan halk, Ata’ya ve eşi Latife hanıma büyük sevgi gösterisinde bulunur. Atatürk ve beraberindekileri Hamidiye zırhlısından alıp karaya ulaştırmaya çalışan motor denizin şiddetinden muvaffak olamayınca Müftü Mahallesinden 20 yaşındaki Hakkı Şentürk, dayanamaz ve öne atılır. Denize koşup Atatürk’ü sırtına alarak karaya çıkarmak ister. Atatürk, bu isteği “Bırakın ayaklarım memleketimin sularında ıslansın” diyerek geri çevirir.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder M.Kemal Atatürk, 1923 yılında Rizeli oldu.

    Kendisine hemşehrilik teklifinde bulunan Rizeliler’in isteğini olumlu karşılayan Atatürk, Rize Livası İdare Meclisi üyelerinden Hüseyin Bey ve arkadaşlarına gönderdiği yazıyla Rizeli oldu.

    Atatürk’ün Rize ve Rizelilerle tanışıklığı çok eskilere dayanır. Kurtuluş savaşı yıllarında Kuvayi Milliyecilere takalarıyla silah taşıyan denizci Laz uşakları Atütürk’ün takdirini kazanmıştır. Milli mücadelede büyük yararlılıklar gösteren kahramanlardan adını bir çırpıda sayabileceğimiz İpsiz Recep, Ketencioğlu Yakup, Dursun Kaptan, Metozade Hüseyin, Mataracı Mehmet Efendi, Tuzcuoğlu Halit Ağa ve Şahinoğlu Osman Kahya’nın yanı sıra pek çok da isimsiz kahraman yer almaktadır.

    Rize’de düşmana karşı teşkilatlanmaya çalışan grup

    Çakıroğlu Miktat Ağa (resimde 6 numarada işaretlenmiş)

    ve Saraloğlu Hasan Efendi (resimde 7 numarada işaretlenmiş),

    Hacı Kemal Zırh (resimde 1 numarada işaretlenmiş)

    Kurtuluş savaşında bir grup Rizeli :Ayakta 1.Hafız Yunus,

    2. Ekşioğlu Mehmet Ağa 3. Hüseyin Ekşi, 4. Hüseyin Ekşi ve

    oturan sağda beyaz sakallı Tuzcuoğlu Halitağa

    “Bi tufeğum bi da ben…”

    İstanbul’da savaş yılları. Birinci dünya savaşında galip gelen İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunanlılar İstanbul’u işgal etmiştir. Türk’ün ateşle imtihan edildiği bu zor dönemde ekmek karneyle dağıtılmaktadır. Ancak İstanbul’da biri vardır ki, milli mücadelecilere karnesiz ekmek sağlamaktadır. Bu kişi cesaretiyle Atatürk’ün dikkatini çekmeyi başaran Rizeli Mataracı Mehmet Efendi’dir. Atatürk, bir gün bu yürekli laz uşağını yanına çağırır. Bir süre muhabbet ettikten sonra can alıcı soruyu sorar: “Yarın cepheye gitsek, kaç kişiyle gelirsin?” Mataracı Mehmet Efendi, Rizeliye has keskin zekasını ve şivesini konuşturarak “Bi tufeğum, bi da ben senun emrundeyiz paşam” der.

    İpsiz Recep Reis ve çetesi

    “Tilkinin pazarda işi yoktur”

    Kurtuluş savaşı yıllarında çetesiyle birlikte destanlaşan bir diğer isim de İpsiz Recep Reis’dir. Kuvay-i Milliye’ye asker ve silah taşımasıyla kahramanlaşan Recep Reis, Atatürk tarafından vatana olan hizmetlerinden dolayı ödüllendirilmek istenmiş, ancak vatan aşkı ağır bastığından parayı kabul etmemiştir. Grubuyla birlikte mücadelesini Sakarya dolaylarında sürdüren Rizeli Recep Reis, siyasete girmesini isteyenlere “Biz işimizi tamamladık efendiler. Savaşta dik duran başımızı siyasette eğmeyiz. Tilkinin pazarda işi yoktur” şeklinde cevap verir.

    29 Nisan 1923 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesinde yer alan

    M. Kemal Atatürk Rizelilerin hemşerisi haberi

    Atatürk 1923’de Rizeli oldu

    Kurtuluş savaşı boyunca Anadolu’nun muhtelif bölgelerinde savaşan ve milli mücadelenin başarıya ulaşmasında katkıları olan Rizeliler, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder M. Kemal Atatürk’e hemşehrilik teklifinde bulunur. Atatürk, bu teklifi 20 Nisan 1923’te Rize Livası İdare Meclisi üyelerinden Hüseyin Bey ile arkadaşlarına gönderdiği bir yazıyla kabul ettiğini bildirir. 29 Nisan 1923 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesi ve Yenigün Mecmuasında haber olarak yer alan gelişme, genç Türkiye Cumhuriyeti’nde büyük yankı uyandırır.

    Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Rize’de 17 Eylül 1924
    Memleket sularında ıslandı

    Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Rize’yi ziyareti, hemşehriliği kabulünden sonraki altıncı aya rastlar. 17-18 Eylül 1924 tarihinde Hamidiye zırhlısıyla Rize’ye gelen Atatürk, Rize halkı, vali Hurşit Bey, komutanlar ve heyetler tarafından karşılanır. Sahilde toplanan halk, Ata’ya ve eşi Latife hanıma büyük sevgi gösterisinde bulunur. Atatürk ve beraberindekileri Hamidiye zırhlısından alıp karaya ulaştırmaya çalışan motor denizin şiddetinden muvaffak olamayınca Müftü Mahallesinden 20 yaşındaki Hakkı Şentürk, dayanamaz ve öne atılır. Denize koşup Atatürk’ü sırtına alarak karaya çıkarmak ister. Atatürk, bu isteği “Bırakın ayaklarım memleketimin sularında ıslansın” diyerek geri çevirir.

    Atatürk memleketinde!

    Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin çiçeği burnunda vilayeti Rize,

    1924 yılının 17-18 Nisan’ında en anlamlı günlerinden birini yaşadı.

    Rize’ye eşi Latife Hanım ile gelen M.Kemal Atatürk’ün sağında

    Vali Hurşit Bey ve “Üç Aliler”’den Ali Zırh yer alıyor.

    kaynak: rize