• Hakkında.
  • çivi yazısını kim buldu


    çivi yazısını kim buldu

    ÇİVİ YAZISI
    Eskiçağ’da, Mezopotamya kavimlerinden Sümerler’in buldukları ve kullandıkları bir yazı türü. Sümerler daha önce resim yazısı kullanıyorlardı. Bu yazıyı geliştirerek çivi yazısı haline getirdiler (İ.Ö. 3200).
    Çivi yazısı, ucu sivri ve üç köşeli bir kalemle yumuşak kil tabletlerinin üzerine bastırılarak yazıldığı için işaretlerdeki çizgiler arkeologlarca çiviye benzetilmiş ve adını da bu benzetmeden almıştır. Çivi yazısının iki bin kadar hece ve kelime işareti vardı. En çok kullanılanların sayısı ise bine yakındı. Sümerler böylelikle çivi yazısını kullanarak düşüncelerini ve hecelerin seslerini belirtmeyi başardılar. Fakat bu bir harf yazısı olmadığı için öğrenilmesi da çok zordu.
    Çivi yazısı, bazı değişiklikler ve eklerle Akad-ar, Elamlılar, Babilliler, Asurlular, Hititler, Urartular ve en sonra Persler tarafından da kullanılmıştır. 19. yüzyılda başlayan çivi yazısının çözümlenmesi çabaları, birkaç arkeolog kuşağının birbirini takip eden araştırmalarından sonra ancak 20. yüzyılda tam anlamıyla başarılabilmiştir.

    Sumerian 26th c Adab, çivi yazısını kim buldu

    İlk yazıyı M.Ö. 3200 yıllarında Sümerler buldular. İlk yazıları şekiller üzerine kurulu yani her varlık ve olay için bir şekil kullandılar. Çivi yazısı işaretleri geçmişteki bir resim yazısına dayanır. Bir kavramı ifade eden işaretlere ideogram adı verilir.

    Sümerce‘nin Hint-Avrupa ve Sami kökenli dillerle akraba olmadığı bilinmektedir. Dilin bazı özellikleri Ural-Altay grubu dilleriyle benzerlik gösterse de dil bu gruba dahil edilemez. Sümerce bugün yapılan pek çok araştırma Hint-Avrupa Dil Ailesi’nden çok sondan eklemeli yapısı sebebiyle Japonca, Korece, Moğolca ve Türkçe ile yakın akrabalıkları tahmin edilmektedir.

    Bu konuda araştırmalar yapan yazar İbrahim Okur, Sümerce’nin Türkçe ile olan yakınlığını çeşitli kaynaklar göstererek göz önüne sermiştir. Her ne kadar Sümer halkı iktidarı daha sonraları başka halklara bıraksa da, her zaman en yaygın konuşulan dillerden olmuştur. Özellikle dini kayıtlarda büyük bir öneme sahip olmuştur. Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ ..Çünkü Sümer diliyle Türkçe arasında o kadar benzerlik var ki… Mesela Sümerce alım-Türkçe alımlı, bab-baba, dim-dimdik, es-esmek, gim-kim, güles-güleç, ib-ip, ir-er, kıya-kıyı, ulu-ulu, kusu-koşmak gibi…[kaynak belirtilmeli]sözleriyle Sümerce-Türkçe arasında bir akrabalık olduğunu savunmaktadır.

    Tarihte ilk yazılı hukuk kuralları Sümerler tarafından oluşturulmuştur. Bu özellikleri ile Sümerlere dünyadaki ilk Hukuk devleti denebilir. Otoritenin korunmak istenmesi hukuk kurallarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Lagaş Kralı Urukagine tarafından oluşturulan ilk yazılı kanunlar “fidye ve bedel” sistemine dayanıyordu. Sümerlerin en önemli edebiyat eserleri; Gılgamış Destanı, Yaradılış Destanı ve Tufan Hikayesi’dir. Sümerler Matematik ve Geometrinin temellerini atmışlardır. (Dört işlemi bulmuşlar, dairenin alanını hesaplamışlar, çarpma ve bölme cetvelleri hazırlamışlardır. Sümerler astronomide de gelişmişlerdir. (Burçları bulmuşlar, bir ayı 30, bir yılı 360 gün olarak hesaplamışlardır.Ayrıca güneş saatini icat etmişlerdir. Dünyada ilk kez ay yılı hesabına dayanan takvimi Sümerler bulmuşlardır. Akadlar tarafından egemenliklerine son verilmiştir

    Sümerce

    Vikipedi, özgür ansiklopedi

    Git ve: kullan, ara

    Sümerce
    Konuşulduğu ülkeler: Sümer
    Konuşan kişi sayısı:
    Sıralama:
    Dil Grubu Sınıflandırma: İzole diller
    Resmî Durum
    Resmî dil olduğu ülkeler: Sümer
    Dili düzenleyen kurum: Bilinmiyor
    Alfabe: {{{alfabe}}}
    Dil Kodları
    ISO 639-1 yok
    ISO 639-2 Sux
    ISO 639-3 {{{iso3}}}
    SIL Sux
    Not: Bu sayfa Unicode ile kodlanmış IPA fonetik sembolleri kullanıyor olabilir.
    Ayrıca bakınız: DilDil aileleri

    Sümerce, Sümerlerin ana dili, Güney Mezopotamyada M.Ö. 4000 yılında konuşuluyordu. Daha sonraları yavaş yavaş yerini konuşulan bir dil olarak M.Ö. 2000li yılların başına doğru Akatça‘ya bıraktı,ancak Mezopotamyada M.S. 1. yüzyıla kadar, kutsal, şölensel, edebi ve bilimselbir dil olarak kullanılmaya devam etti. Daha sonra ise bu dil 19. yüzyıla kadar unutuldu. Mezopotamyada konuşulan diğer dillerin aksine, Sümerce, izole diller sınıfındaydı ve döneminin ve çevresinin diğer tarihi dillerinden olan ve her ikisi de Semitik dillerden olan Babilce ile Asurca‘dan oluşan Akatça‘dan bile farklıydı.

    Konu başlıkları

    [gizle]

    Kronoloji [değiştir]

    Yazılı Sümercenin kronolojisi birçok farklı dönemden olur denebilir:

    • Arkaik Sümerce – M.Ö. 3100-2600/2500
    • Eski ya da Klasik Sümerce – M.Ö. 2600/2500 – M.Ö. 2300/2200
    • Neo-Sümerce (Yeni Sümerce) – M.Ö. 2300/2200 – M.Ö. 2000
    • Geç Dönem Sümercesi – M.Ö. 2000 – M.Ö. 1800/1700
    • Post-Sümerce – M.Ö. 1800/1700 – M.Ö. 100

    “Post-Sümerce” terimi, dilin neslinin tükenmesinden sonra Babilliler ve Asurlular tartafından, bir çeşit ayin dini olarak dini törenlerde ve sanatsal ve bilim amaçlarla kullanılmaya devam ettiği dönemdir. Her ne kadar bazı bilim adamları Sümercenin Güney Mezopotamya’nın küçük bir bölgesi olan Nippur ve çevresinde M.Ö. 1700 ‘e kadar konuşulmaya devam etiğini söyleseler de, dilin neslinin tükenmesi kabaca, M.Ö. 2000 yılında Mezopotamyada yeralan son Sümer devleti olan “Üçüncü Ur Hanedanlığının” yıkılışına denk gelir.

    Nippur’daki geç dönem Sümercesi hattatlık (yazı) okulundan günümüze kalan birçok edebi ve Sümerce-Akadça çift dilli sözcük listelerinden ötürü çok şanslıyız. Dilin özellikle Akadça konuşan devletler tarafından özellikle yoğun bir şekilde resmi ve edebi dil olarak kullanılması durumu, Geç dönem Sümercesi ile daha sonrasındaki dönem arasındaki ayrımının da anlaşılmasını sağlamıştır.Bunun için bak:Nafiz Aydın, Sümerce Dilbilgisi, Antalya 2000. E-Posta: nafizaydin@hotmail.com

    Şifrenin çözülmesi [değiştir]

    300px Sumerian 26th c Adab, çivi yazısını kim buldu

    magnify clip, çivi yazısını kim buldu

    M.Ö 26. yüzyıl, Seçilmesinden dolayı, Adab‘ın yüksek rahiplerine verilen hediyelerin listesi

    Henry Rawlinson‘un, 1835 yılındaki Behistum yazıtlarını bulmasından beri, Akadça dilinde çivi yazısı ile yazılmış olan yazıtların büyük çoğunluğunun şifresi çözülmüştür. 1850 yılına gelindiğinde Edward Hincks (1792-1866), çivi yazısının Semitik olmayan bir dile ait olduğu kanısına varmıştı. Semitik dillerin yapısı sessiz harflerin dizilimiyle oluşurken çivi yazısının yapısı ise bunun aksine sesli harflerin sessiz harfler ile birleştirilmesinden meydana gelen heceli bir yapıdaydı. Ayrıca, belli bir çivi yazı hecesinin açıklanmasına denk gelen hiç bir semitik sözcük bulunamıyordu.

    Rawlison, 1855 yılında Nippur, Larsa ve Erech adlı güney Babil yerleşmelerinde Semitik olmayan yazıtlar bulduğunu duyurdu. Julius Oppert‘e göre bulunan bu dil, Mezopotamya’da Akadça’dan önce yeralmış, semitik olmayan ve bir çeşit Turan diliydi ve çivi yazısını geliştirmişti.

    Hincks, 1856 yılında, bu tercüme edilememiş dilin karakter yönünden sondan eklemeli bir dil olduğu yönündeki tartışmayı başlattı. Bu aşamada bazıları dili Scythic diye adlandırırken birçoğuda dili Akadça’dan ayrı görmüyordu. Bilinen “Sümer ve Akad’ın Kralı” başlığındna yola çıkan Oppert, 1869 yılında, bu dil için “Sümerce” adını önerdi. Eğer Akad krallığın semitik bölümü ise Sümer de büyük bir olasılık ile Semitik olmayan bölümüydü.

    Ernest de Sarzec (1832-1901), 1877 yılında Sümer şehir Tello’da (Antik Girsu, Lagash eyaletinin başkenti) kazılarına başladı ve Découvertes en Chaldée adlı çalışmasını Sümerce tabletlerin çevirileri içerecek şekilde 1884 yılında yayınladı.[1]

    1888 yılında, Pennsylvania Üniversitesi Sümer şehri Nippur’da kazılara başladı.

    1889 yılında, R. Brünnow’un Sümer İdeograflarının Sınıflandırılmış Listesi adlı çalışması yayınlandı.

    Die sumerischen Familiengesetze (Sümerce Aile Kuralları) adlı yayını ile Sümerce-Akadça çiftdilli yazıları bilimsel olarak ilk kez yayınlamak şerefi Paul Haupt‘a (1858-1926) aittir.[2]

    Sümercedeki fonetik değerlerinin sayısının şaşırtıcı derecede fazla olması dilin anlaşılmasını dolambaçlı yollara sokmuştur. Paris’li oryantalist Joseph Havely 1874’de Sümercenin doğal bir dil olmayıp sadece ayinlerde kullanılan şifreli bir dil olduğu tezini ortaya atmış ve ondan sonraki bir 10 yılı aşkın süre ileri gelen bilim adamları bu konu üzerinde tartışmışlardır öyleki ünlü bilim adamı Friedrich Delitzsch bile 1897 yılında bundan vazgeçene kadar 1885 yılından başlayarak bu tezi tam 12 yıl boyunca savunmuştur.

    Paris’teki Louvre Müzesinde çalışmakta olan François Thureau-Dangin’in de özellikle Les inscriptions de Sumer et d’Akkad (Sümer ve Akdaların yazıtları) adlı yayını başta olmak üzere 1898 ile 1938 yılları arasında yayınladığı yayınların Sümercenin şifresinin çözülmesinde büyük faydası olmuştur.[3]

    1908 yılında, Stephen Langdon Sümerce ve Akadça kelime dağarcığındaki bu hızlı patlamayı, Charles Virolleaud’un editörlüğünü yaptığı Babyloniaca’nın sayfalarında bir makaleyle özetledi[4]. Langdon, bu makalede Bruno Meissner‘in harika logogramlar üzerine olan yeni çıkmış kitabını yorumlamıştı.[5] Ancak daha sonra gelen blim adamları, Langdon’un bu çalışmasını tamamıyla güvenilmez buldular. 1944 yılında, daha dikkatli bir Sümerolog olan Samuel Noah Kramer, Sümer Mitolojisi adlı eserinde, Sümercenin deşifrsini daha detaylı ve okunaklı bir özet halinde sundu.[6][7]

    Friedrich Delitzsch, 1914 yılında, Sümerce Gramerin Temelleri ve Sümerce Sözlük adlı eserlerini yayınladı. Delitzsch’in öğrencisi olan Arno Poebel de 1923 yılında aynı başlıkla bir Sümerce Gramerin Temelleri adlı bir eser yayınladı ve bu kitap ondna sonraki 50 yıl boyunca Sümerce okuyan öğrencilerin standart kaynağı durumunu geldi. Poebel’in, bundan daha öncesinde 1909 yılında Nippur Babil’deki kazılarından elde ettiği sonuçları yayınladığı ve Pennsylvania Üniveristesi tarafından basılan The Babylonian Expedition başlıklı bir kitabı da vardı.[8]

    Poebel’in oluşturduğu gramer en sonunda 1984 yılında Marie-Louise Thomsen‘in The Sumerian Language, An Introduction to its Hitory and Grammatical Structure (Sümerce, Tarih ve Gramer Yapısına Giriş) adlı çalışmasıyla yer değiştirdi.[9]

    Sümerce çevirinin ne kadar zor olduğunu, Chicago Üniverisitesi Oryantalizm Enstitüsünden Miguel Civil‘in bira yapımı ile ilgili bir tableti çevirisinden aldığımız şu alıntılarla anlayabiliriz:

    “Önceki iki deneme olan J.D. Prince’in 1919’daki ve M. Witzel’in 1938’teki denemelri dişe dokunur bir sonuç vermekten uzaktaydı. Henüz daha ilk yılında olan bir Sümerce öğrencisinin çevirebileceği kadar basit olan geniş bir yaygının üstüne soğuması için fırınlanmış maltı yayan sensin cümlesi önce “Kudretli ve yüce güçleri olan, şimşeklerin asıl yaratıcısı” şeklinde Prince ve “stärkest du mit dem Gugbulug(-Tranke) den Gross-Sukkal” [“Büyük Sukkal Gugbulug (içki)’ı güçlendiren sensin”] şeklinde Witzel tarafından çevrilmişti.”[10]

    “50’li yıllar boyunca yapılan şu iki gelişme Sümer yazınının daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır. Birincisi, Chicago‘da, Benno Landsberger‘in Sümer Lexiconu için malzemeler’i yazıyor olması ve ikincisi ise, benim 1963’ten önce çalışıyor olduğum Philadelphia‘da, Samuel Noah Kramer’in Philadelphia, İstanbul ve Jena‘daki mümkün olduğunca çok tableti bilim adamları için olanaklı hale getirmekle meşgul olmasıydı.”

    Landsberger, Sümerce bilgimizi geliştirmemize büyük katkısı olan, eski Babil döneminden kalma çift dilli Sümerce-Akadça sözcüksel tabletleri yayınlamak için çalışmıştır. Yine Kramer ve Tholkild Jacobsen de Sümerceyi anlamamız için birçok Sümerce çeviri yayınlamışlardır.

    Çivi yazısının çevirisi işlemi öncelikle bir epigrafistin toprak tabletler ya da taş yazıtlar üzerindeki şekilleri çizerek bir kağıda aktarmasıyla başlar. Tüm epigrafistler aynı oranda güvenilir olmadığı için, bir bilim adamı bir yazının çevirisi üzerinde çalışırken üzerinde çalıştığı güncel tablete karşılık gelen önceden basılmış çevirileri karşılaştırır ve özellikle kırılma ya da hasarlanmadan doğan gözden kaçmış bir işaretin olup olmadığını ve farklı bir şekilde değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine karar vermeye çalışır.

    Yazı sistemleri arasındaki çeviri işlemi, çivi yazısının bulunduğu biçemden bir başak yazı sistemine çevrilmesidir. Konunun içeriğine göre, bir çivi yazısı sembolü, her biri Sümerce konuşma dilindeki bir sözcüğe denk gelen olası birçok logogramdan birinin belirttiği bir hece (S, SSz, SzS ya da SzSSz) anlamında ya da bir uğraş veya yer anlamında (Bir semantik kategorininin işaretleyisi olarak) olacak biçimde okunabilir.[11] Bazı Sümer logogramları birden fazla çivi yazısı işaretiyle yazılmıştı. SI ve A işaretleri ile yazılmış olan ‘diri’ logogramından sonra bu tür logogramlara diri-heceleme denildi. Bir çivi yazısı tabletinin başka bir yazı sistemine olan çevirisinde bir logogramı oluşturan alt sembollerin anlamları tek tek gösterileceğine, tıpkı ‘diri’ kelimesinde olduğu gibi bileşke sembolün karşılığı gösterilecektir.

    Sınıflandırma [değiştir]

    Sümerce tarihte bilinen ilk yazılı dildir. Sümerce çiviyazıları daha sonra Akkad ve Elamlılar tarafından kullanılmştır. Ayrıca, Hitit dili gibi hiyeroglifsel el yazılarına sahip Hint-Avrupa dillerine de uyarlanmıştır. Ugaritçe ve Eski Farsça gibi dillerin farklı ve kolay yazılış şekillerinin kökeni de, logografik işaretler içermeyen Sümerce çiviyazılarına dayanır.

    Sümerce bitişken bir dildir. Bu demektir ki Sümerce kelimeler, birbirinden açıkça ayırt edilebilen bir dizi sonek ve biçimbirimden oluşur.

    Ayrıca bakınız [değiştir]

    Dipnotlar [değiştir]