• Hakkında.
  • İmam-ı ahmed rabbaninin düşünce yapısı


    İmam-ı ahmed rabbaninin düşünce yapısı

    İmam Rabbani, babası ve Bakibillah gibi zamanın en büyük bilginlerinden dersler alarak islami konularda kısa zamanda büyük bir birikime sahip oldu. Temel düşüncesi, tasavvuf merkezlidir. Fakat mektuplarında şeriatsız bir tasavvuf anlayışının olamayacağını sık sık dile getirerek, önce şeriat kurallarının yerine getirilmesini tavsiye ederdi. Yirmi yaşlarındayken Baki Billah’ın muridi oldu. Baki Billah, İmam Rabbani’nin kendisine rüyasında gösterilen müceddid olduğunu anlayınca ona icazet ve halifelik verdi.

    İmam Rabbani, Ekber Şah’ın dini tahrif etme ve yeni bir din oluşturma çabasına karşı mücadele vermiştir. Hiç çekinmeden Ekber Şah’ı eleştirmiştir. Din-i İlahi adlı bu yeni oluşumun çok yaygınlaşmaması İmam Rabbani’nin başarısı kabul edilir.

    Ekber Şah’dan sonra, yerine geçen oğlu Cihangir Şah, ordu içinde mürit sayısı arttığı için vezirleri tarafından bir tehdit oluşturduğunu söylenmesi üzerine İmam Rabbani’yi hapse attırdı. Rabbani, bir sene hapiste kaldıktan sonra, Cihangir hatasını anladı ve Rabbani’yi hapisten çıkararak onu sohbetine aldı. Cihangir’in tekrar islam kurallarına dönmesi Rabbani ile yaptığı sohbetlerin neticesidir.

    Rabbani, onlarca mürşit yetiştirerek Hindistan’ın değişik bölgelerine gönderip halkın irşat olmasına vesile oldu. Hayatı boyunca Ehl-i Sünnet ekolünün önemini bilerek yaşadı. Tasavvufa da yeni bir soluk getiren Rabbani, yeni kavramlarla Tasavvuf ıstılahını genişletti. Mektuplarında, yaşadığı halleri ve tecrübeleri anlatması, sonraki sufilerin güzel bir ıstılahi kaynağa sahip olmasını sağladı. İbni Arabi ekolünü, yani Vahdet-i Vücud teorisinin hatalarını açıklayıp, yerine vahdet-i şuhut (tevhid-i şuhud) teorisini açıkladı.

    İmam Rabbani, Ehl-i Sünnet reyince ikinci bin yılın yenileyicisi (müceddid-i elf-i sani) kabul edilmiştir. 63 yaşında doğduğu şehirde vefat eden alimin türbesine bölgesinde Ravzayı Şerif denir.

    kaynak