• Hakkında.
  • Yıldırım beyazıt hayatı ve yaşamı


    Yıldırım beyazıt hayatı ve yaşamı

    Babası şehid olurken ona biat edilmesini vasiyet etmişti ama yaşayan tek erkek kardeşi Yakup Çelebi’nin daha harp meydanında çadıra çağırılarak boğdurulmasına göz yumması da onu suç ortağı yapmıştı. Aksi olsaydı ne olurdu hiç bilemeyeceğiz ama Yakup Çelebi’nin ölürken ettiği beddua Bayezid’i tutacaktı.

    Ordu geri dönmeden Edirne’de hutbe okutulur, Bayezid artık iktidardadır.Babasının intikamını almak için Sırbistan’a yürümek kararındayken Germiyanoğlu Yakup Bey’in ayaklanması üzerine geriye döner,onunla savaşır ve topraklarını alır. Aydın,Saruhan ve Menteşoğulları’nı  da bu son beklemektedir.

    Sıra Karamanoğulları’na gelir. Konya’yı kuşatırsa da alamaz. Kuşatmanın dışında kalan tarlalarda Konya halkına ekim izni vermesi üzerine Osmanlı adaletine hayran kalan halk şehri teslim eder. Ardından Karamanoğlu Alaaddin Beyi yenince Akşehir,Niğde,Aksaray ve Larende de Osmanlı toprağı olur. Sivas merkezli Eretna(1)Beyliği’ne de giren Bayezid, hükümdar Kadı Burhaneddin’i idam ettirir. Tokat,Sivas ve Kayseri de alınır.

    Samsun’un alınması ile sınırlar doğuda Trabzon Rum İmparatorluğu’na ve Akkoyunlular’a kadar genişler. Anadolu’da birliği sağlayan Bayezid üç koldan Bizans’a saldırır. Turhan Bey Karadeniz kıyılarında kalan Tek tük Bizans kalelerini birer birer düşürürken, Evranos Bey Mora’yı zaptetmiştir. Bayezid İstanbul surlarına gelir. Şehir kuşatılır.

    Kuşatma sürerken Macarlar, Fransızlar ve Almanlar’dan oluşan Haçlı Ordusu Tuna kıyılarında bir sınır kalesi olan Niğbolu’yu kuşatır.

    Ordusuyla Niğbolu’ya dönen Bayezid vaktinde yetişemeyeceğini anlayınca bir gurup Serdengeçti(2) ile Haçlı Kuşatması’nı aşar, kale duvarlarına gelerek “bre Doğan“ diye kale komutanı Doğan Bey’e seslenir ve ”ordumla geldim, kaleyi vire(3) ile teslim etmeyesin” der, dört nala gece karanlığında kaybolur. Bu olayla artık adı unutulacak, lakabı “Yıldırım” ile anılmasına vesile olacaktır.

    Ordunun en önünde çarpışması çılgıncadır. Atı vurulur,omzundan kılıç yarası alır ancak başka bir ata binerek savaşa devam eder. Niğbolu’da akşam,perişan bir şekilde dağılan Haçlı Ordusuna tanıklık eder. (1396)

    Zafer,namelerle pek çok devlete bildirilir. Mısır’daki Halife Çevabi mesajında Yıldırım’a

    “Sultan-ı İklim-i Rum” ünvanını verir. Artık,Osmanlı hükümdarları Sultan olarak tanınacaktır.

    İstanbul yeniden kuşatılır. Güzelcehisar (4)boğazı kontrol etmek üzere yaptırılır.

    İmparator Yıldırım’ın her arzusunu yerine getirerek İstanbul’un fethini engelleyecektir. İstanbul’un artık bir İslam mahallesi, bir camiisi,mahalle halkının idaresine bakacak bir de kadısı vardır.

    Sırp prensesi Olivera ile Bursa Sarayı’na çekilen Yıldırım içki ve sefahate dalarak Osmanlı’da yine bir ilke sebep olacaktır.

    Bursa’da Ulu Camii yapılırken Emir Sultan’a planı beğenip beğenmediğini soran hükümdar camiinin dört köşesinde birer meyhanenin eksik olduğu cevabını alınca çok şaşırır. Camiinin Allah’ın evi olduğunu içinde haram olmaması gerektiğini söyler. Emir Sultan fırsatı kaçırmayacaktır.”Allah’ın evi,hakikatte müminin kalbidir”sözleri üzerine Yıldırım bir daha içki kullanmaz.

    Bayezid’in kendinden önceki hükümdarların sade hayatı bırakması,içki kullanması, kadınlara olan merakı (bilinen beş karısı vardı bunlardan Sırp Prensesi Olivera Osmanlı Sarayı’na Safahat’i sokmasıyla ünlüdür.) Anadolu’da önce Ahilerin sonra halkın ve Beylerin hoşnutsuzluğuna sebep olur.

    Semerkand’da hükümdar Timur’un yanına giderek şikayetçi olan bir gurup tarihi boyunca milletimizin temel zayıflığı olan fitne ile dönemin en büyük iki Türk hükümdarını birbirine düşürür. Çeşitli bahanelerle başlayan mektuplaşma “kelb-i akur“(5) hitabı ile başlayan Yıldırım’ın son mektubu fitili ateşler. Timur Anadolu’ya girerek Sivas’ı düşürür. Şehir halkı ile beraber ölenler arasında şehrin idarecisi Bayezid’in oğlu Ertuğrul da vardır.

    Timur ardından Ankara’yı kuşatır.20 Temmuz 1402 de Mürted’de(6) başlayan savaş Yıldırım’ın yanındaki Beyler’in ama özellikle oğullarının askerleriyle harp alanından çekilmesiyle  üçyüz Yeniçeri’yle birlikte yapayalnız kalmasına sebep olur. O da çekilmek ister ancak kaçarken esir düşer.

    Yedi aylık esaret sonrası 1403’te Yıldırım ölür. Kimisine göre yüzüğünde taşıdığı zehri içmiştir, kimisine göre de astımdan ölmüştür. Kesin olan savaşta cesaret gösteremeyen oğullarının her birinin Anadolu’nun bir köşesinde ayrı birer devlet kurarak hükümdar olmaya çalışmalarıdır. Artık Fetret devri başlamıştır.

    kaynak