• Hakkında.
  • dünyada ilk radyo yayını ne zaman başlamıştır


    Bir dönemin rengi; Radyo
    Alman fizikçi Herzt ve İtalyan fizikçi Guglielma Marconi, radyo için temel teşkil eden ilk çalışmaları yaptıklarında, tüm dünyada yoğun ilgiye mazhar olacak bir aletin oluşumuna katkıda bulunduklarını bilmiyorlardı. Bilinen ilk radyo yayını ABD’de 1906’da gerçekleştirilir, ardından gelen yoğun talep, radyoların ve alıcıların çoğalmasını da beraberinde getirir. 1920’lerde tüm dünya radyoyla tanışırken ülkemizdeki, ilk düzenli radyo yayınları1927’de başlar. Hayata dışarıdan dâhil edilen bu yabancı sesi, Türk insanı hemen benimser, yaşamının vazgeçilmezi yapar. Yediden yetmiş yediye bütün aile efradını kendine bağlayan, etrafında halkalar oluşturan radyolar, insanların hayatına ayrı bir ses ve renk katar. Yaşanan yıllara göre kimi zaman sevinçli haberlerin, kimi zaman da savaşların, darbelerin, cuntaların soğuk sesi olurlar. Bu yıllarda yaşayan nesil radyo çocuğudur, radyoyla büyür, düşünce dünyasını bu kutudan çıkan seslerle şekillendirir. İnsanlar radyonun hükümranlığı boyunca musikinin en seçkin örneklerini bizzat ustalarından dinler, acansları, oyunları, spor müsabakalarını, kısaca dünyayı hep radyodan takip ederler.

    Bir köşede unutuldular

    Teknolojinin hızla gelişmesiyle1960’ların sonlarına doğru ülkemizde radyonun işitsel hükümranlığı yerini televizyonun görsel hükümranlığına bırakır. Dolayısıyla dantellerle süslenen ve evin baş köşesine konulan radyolar da birer birer ya tavan arasına ya da bodrum katlarının tozlu ortamına terkedilirler ve anılarla birlikte unutulmaya yüz tutarlar. Kimi radyolar daha şanslıdır. Zira altın yıllarına nazaran etkin ve belirleyici bir işlev üstlenmeseler de bazıları, dekoratif amaçlı olarak evlerin bir köşesinde kendilerine yer bulurlar.

    Türkiye’nin ilk radyo müzesi

    Yirmidört saat dinleyicisine Türk sanat müziğinin gerçek örneklerini sunmaya çalışan Veys FM de, bir döneme damgasını vuran radyoları bir müze çatısı altında toplayarak, bir ilke imza atıyor. Kendi dinleyicisinden bugüne kadar 400’e yakın radyo temin eden Veys FM, radyoların sayısı 500’e ulaşır ulaşmaz Veys FM bünyesinde bir radyo müzesini kurmayı planlıyor. Veys FM farklı yıllardan ve insanlardan izler taşıyan bu radyolardan oluşturacağı müzeyi, Beyoğlu gibi insanların rahatça gidip görebileceği, kültürel ve sanatsal faaliyetlerin merkezi durumundaki bir semtte kurarak, geçmişi yad etmek isteyen sanatseverlerin ilgisine sunmayı düşünüyor. En eskisinin 1939 yılına ait olduğu radyolar arasında birbirinden farklı ebatlardaki pek çok radyo bulunuyor.

    Tarihe tanıklık eden radyolar

    Veys FM bu projeyle kuşaktan kuşağa aktarılan ve bodrumlarda, çatı katlarında veya evlerin herhangi bir köşesinde unutulmaya yüz tutan, fakat yaşanılan pek çok olaya, hepsinden önemlisi de tarihe tanıklık eden radyoları gün yüzüne çıkarmayı amaçlıyor. Veys FM Genel Yayın Yönetmeni Nur Viral, “Olayın daha çok soyut yönüyle ilgileniyoruz. Herhangi bir maddî çıkarımız yok. Bu radyolar neler yaşamışlar, hangi olayları paylaşmışlar, hangi yaşamlara tanıklık etmişler, onlar önemli bizim için. Radyolarına bizim daha iyi bakabileceğimizi düşünen dinleyicilerimiz, dedelerinden, babaannelerinden yadigâr kalan radyoları, kendi elleriyle getirip teslim ediyorlar bize” diyor ve ekliyor “Hepsinin onlar için ayrı bir yeri ve unutulmaz bir hatırasının olduğu bu radyolara, en az onlar kadar iyi bakacağımızı biliyorlar.”

    Sümeyra YILMAZ
    sumeyray@yahoo.com