• Hakkında.
  • merkür ingilizce türkçe


    merkür ingilizce türkçe

    merkürün  ingilizce özellikleri anlatımı,merkür ingilizce,merkür gezegeninin  ingilizce özellikleri anlatımı

    MERCURY – THE HOT PLANET

    NASAs Messenger mission will soon send back new images of Mercury. If you remember anything about Mercury, remember that it is the closest planet to the Sun and really hot. Temperatures on Mercury get up to 460 degrees Celsius. An average temperature on Earth is about 15 degrees Celsius (although it has a wide range). The Sun beats down on little Mercury all day long.

    The amazing thing is that there is a side of Mercury that faces away from the Sun. Temperatures on the dark side of the planet can drop to less than negative 180 degrees Celsius. It’s a whopping 640 degree temperature change from the hottest to the coldest part of the planet. The temperature ranges are a direct result of the very long days on Mercury. It takes 58 Earth days for Mercury to complete one of its days. This slow rotation affects the temperatures on the surface. Very long days allow the temperature to build for long periods of time.

    As if the extreme temperatures weren’t enough, Mercury has almost no atmosphere. The loss of atmosphere also allows for extreme temperature changes. Mercury, like the Moon, is covered with craters. Because the planet has no atmosphere, the asteroids never burn off. Imagine if you put our Moon next to the Sun. That comparison helps you understand what Mercury is really like. Tons of space dust and tiny asteroids are always hitting the Earth but our atmosphere helps to burn them up before they hit the planet. Asteroids have hit Mercury for millions of years. Each hit leaves its mark like the ones on our Moon.

    EXPLORING MERCURY

    When Mariner 10 explored Mercury in the 1970’s we received pictures and discovered that Mercury has a weak magnetic field, but similar to Earth’s because it is a global magnetic field. Scientists think the core of the planet is made of nickel and iron. This iron acts like a huge magnet, changing the way fields interact with the planet. Something else is very interesting. It seems that Mercury lost a huge amount of its mantle/lithosphere millions of years ago. It may have hit another large object while orbiting the Sun. That fact means the layer of rock that covers the core is very thin when compared to other terrestrial planets. Astronomers hope to learn more about the geology and magnetic fields of Mercury when the MESSENGER probe reaches the planet in 2011. The recently launched probe will conduct scientific experiments for one year.

    TOURING MERCURY

    Mercury is very difficult to see from Earth. Why? It is right next to the Sun. Mercury is rarely in the sky in a position where we can see it because it is only visible during the day. Also, Mercury reflects less than 10% of the light that hits it. Scientists use the word albedo to describe how much light a surface will reflect. The low albedo of Mercury tells you that the surface is very dark. We have been able to see some parts of the planet, such as the Caloris Planitia Basin. The CP Basin is a very old crater caused by an asteroid impact millions of years ago. Scientists have also seen long cliffs called scarps. They may have been created when the planet was cooling

    kaynak

    Merkür bugüne kadar yalnızca bir uzay aracı, tarafından (Mariner 10) ziyaret edilmiştir. Mariner 10 1974 ve 1975 yıllarında Merkür’ ün 3 kez yakınından geçmiştir. Bu geçişlerde Merkür’ ün yılı ve günü arasındaki 2/3 lük oran yüzünden hep aynı yüz görüntülenebilmiştir. Yüzeyin toplam olarak %48′ inin haritası çıkarılmıştır. Ayrıca bu kadar yavaş dönmesine rağmen Merkür’ ün oldukça güçlü bir magnetik alana sahip olması bilim adamların şaşırtmıştır. Merkür’ ün içi dünyaya dışı ise Ay’ a benzer. Dünyadan sonra en yoğun gezegen olan Merkür’ ün (5.42 gr/cm³) kütlesinin önemli bir bölümü demirden oluşmaktadır. Atmosferi yok denecek kadar seyrek olup çoğunluğu sodyum, az bir kısmı ise helyumdan oluşmaktadır. Son gözlemlerden anlaşıldığına göre Merkür’ ün kutuplarında buzlardan oluşan kutup takkeleri bulunmaktadır. Venüs’ ten sonra ikinci sıcak gezegen olan Merkür’ ün (yaklaşık 430°C) kutuplarında sürekli gölgede kalan bölgelerde sıcaklık -170°C dolaylarındadır.

    Merkür, Güneş sistemi’nin iç gezegenler olarak adlandırılan diğer dört üyesi gibi katı bir yapıya sahiptir. 5,43 g/cm3 olan yoğunluğu Yer ile karşılaştırılabilecek denli yüksektir ve Yer’den sonra Güneş Sistemi’nde karşılaşılan en büyük değerdedir. Merkür Güneş’e yakınlığı nedeniyle güneş ışınlarının güçlü etkisi altındadır ve sıcak bir gezegendir. Yüzey ısısı uzun süren Merkür günü sırasında 450oC üzerindeki düzeylere çıkabilirken, etkili bir atmosferin yokluğu nedeniyle gece -170oC’ye kadar düşmektedir. Gezegenin koyu bir yüzeyi vardır, ve 0,11 düzeyindeki beyazlık derecesi ile üzerine düşen güneş ışınlarının ancak onda birini yansıtır.

    Merkür yüzeyinin en dikkat çeken özelliği tüm gezegen üzerine dağılmış irili ufaklı çarpma kraterleridir. İlk bakışta Ay yüzeyine benzetilebilecek bu görünümün, daha dikkatli bir incelemede bir çok farklılıklar içerdiği anlaşılır. Ay’da olduğu gibi kraterlerin yoğun bir şekilde iç içe geçtiği alanlar arasında, krater yoğunluğunun çok düşük olduğu, yumuşak engebeli geniş düzlükler yer alır. Bu bölgeler kraterlerin sık olduğu bölgelere göre daha alçakta yer alırlar ve Ay’daki ‘deniz’lere benzer şekilde, büyük çarpmalar sonucunda gezegen içinden yüzeye çıkan lav akıntıları ile oluştukları sanılır. Gerek bu oluşumların, gerekse büyük kraterlerin çoğunun, Güneş Sistemi içinde büyük çarpışmaların sürdüğü 4,5 ile 3,8 milyar yıl öncesini kapsayan dönemde meydana geldiği düşünülür. 3,8 milyar yıl öncesinden günümüze, Güneş Sistemi büyük çarpışmaların sıklığının azaldığı, nispeten sakin bir döneme girmiştir. Merkür üzerindeki en büyük çarpışma izi, 1300 km. çapındaki Caloris Havzasıdır. Bu dev lav denizi 100 km. çapında bir gökcisminin çarpması ile gezegenin manto tabakasından yüzeye çıkan sıvılaşmış materyal ile oluşmuş, bu arada şok dalgalarının gezegen boyunca yayılarak diğer yüzünde odaklanması sonucunda Caloris Havzasının tam karşı kutbunda 500.000 km.2 lik bir alan son derece engebeli bir hal almıştır. Ayrıca düzlükler üzerinde yüzlerce kilometre uzunluğunda ve yüksekliği 2-3 km.yi bulan kırıklar dikkati çeker. Bunlara, gezegenin soğuması sırasında küçülen hacminin neden olduğu sanılmaktadır. Kırıkların bazı kraterlerin içinden de geçmeleri krater oluşum döneminden daha sonra meydana geldiklerini düşündürür.

    Gezegen yüzeyinin en dışta kalan bir kaç metre kalınlığındaki kısmının, Ay yüzeyindekine benzer biçimde çok küçük göktaşlarının milyarlarca yıldır süren bombardımanı sonucunda ince bir toz haline gelmiş regolit tabakası olduğu varsayılır. Aynı Ay’da gözlendiği gibi az sayıdaki genç kraterin, ışınsal olarak kendilerini çevreleyen parlak beyaz çizgilerin ortasında yer aldığı görülür. Bu çizgiler, çarpma sırasında ‘kirli’ regolitin üzerine sıçrayan taze materyal ile ilişkilidir.

    kaynak