• Hakkında.
  • venüs gezegeni ingilizce türkçe


    venüs gezegeni hakkında bilgi

    venüs gezegeni ingilizce türkçe

    http://www.uzaysitesi.com/wp-content/uploads/us-img/venus-gezegeni.png

    Büyüklüğü açısından Dünya ile benzerlik gösterdiğinden Dünya ile kardeş gezegen olarak da bilinmektedir. Gökyüzünde Güneş’e yakın konumda bulunduğundan ve yörüngesi Dünya’nınkine göre Güneş’e daha yakın olduğundan yeryüzünden sadece Güneş doğmadan önce veya battıktan sonra görülebilir. Bu yüzden Venüs Akşam Yıldızı veya Sabah Yıldızı olarak da isimlendirilir. Bir diğer adı da ‘Çoban yıldızı’dır. Görülebildiği zamanlar, gökyüzündeki en parlak cisim olarak dikkat çeker. Venüs, Güneş’e yaklaşık 108 milyon kilometre uzaklıkta oldukça dairesel bir yörünge üzerinde, bir devrini 224,7 günde tamamlar. Güneş sistemi’nin gezegenleri arasında gözlenen en düşük dışmerkezlik oranı, 0,007 ile Venüs yörüngesine aittir.

    Venüs, Güneş sistemi’nin iç gezegenler olarak adlandırılan diğer dört üyesi gibi katı bir yapıya sahiptir. 5,25 g/cm3 olan yoğunluğu Yer’e oranla biraz düşüktür, gezegen Yer’den yalnızca % 5 daha küçük olan çapı ve Yer kütlesinin % 80′ ini aşan kütlesi ile, dünyamızla karşılaştırılabilecek boyutlardadır. Çapı, ekvator ya da kutuplar arasında ölçüldüğünde hemen hemen aynıdır. Gezegenin Yerküre gibi basık olmaması, kendi ekseni etrafında dönüş hızının çok yavaş olması ile uyumludur. Güneş’e en yakın gezegen Merkür’e oranla birim yüzey başına ancak dörtte bir oranında güneş ışını almasına, ve yansıtıcılık değeri yüksek atmosferinin 0,65 gibi yüksek bir beyazlık (albedo) derecesi ile gezegen üzerine düşen güneş ışınlarının üçte ikisini yansıtmasına karşın bu yoğun atmosferin neden olduğu güçlü bir sera etkisi altındadır ve sıcak bir gezegendir. Yüzey ısısı 480oC (750 K) ile Güneş sistemi gezegenleri arasında saptanan en yüksek değerdir, ve yoğun atmosferin koruyucu etkisi sayesinde gündüz-gece arasında ve enlemler boyunca önemli farklılık göstermez.

    Venüs’ün iç yapısı

    Venüsün bu haritası Magellan uzay aracının altimetresinden alınan bilgilerle oluşturulmuştur (Daha büyük görmek için üzerine tıklayın)

    Venüs üzerine indirilmiş bir çok uzay sondası olmasına karşın, gezegen yüzeyindeki olumsuz koşullar, aygıtların uzun süreli veri sağlamasına olanak tanımamıştır. Elde sismik verilerin bulunmayışı gezegenin iç yapısı hakkındaki bilgilerimizi kısıtlar. Diğer yer benzeri gezegenler gibi, Venüs’te de katı bileşenlerin yoğunluklarına göre yüzeyden derine doğru tabakalar halinde yerleşmiş olduğu düşünülür. Buna göre en içte büyük kısmını demir ve nikelin oluşturduğu bir metal çekirdek, çevresinde daha hafif silikat ‘kaya’lardan oluşan bir manto tabakası ve en dışta en hafif kayaların oluşturduğu kabuk tabakası yer alması beklenir. Venüs’ün yoğunluğunun Yer’e oranla daha düşük olmasına karşın, kütlesinin, dolayısıyla kütle çekim güçlerinin ve derin tabakalardaki sıkışma oranının da az olması hesaba katıldığında, bileşiminin Yerküre’dekine çok benzer olması gerektiği ortaya çıkar. Dikkate değer bir manyetik alanın bulunmayışı en azından çekirdek kısmında sıvı halde demir bulunmadığını, varsa da bu katmanda konveksiyon akımlarına yol açacak bir iç ısı kaynağı olmadığını düşündürür. Venüs’ün boyut ve kütlesine dayanarak oluşturulan modeller, çekirdek yarıçapının 3200 km. kadar, yani gezegen yarıçapının % 55′ i kadar olduğunu varsayar.

    Venüs’ün Yüzey şekilleri

    Venüsün yüzey şekillerinden bir görüntü

    Venüs’ün yoğun atmosferi, yüzey yapılarının incelenmesine olanak tanımaz. 1960′lardan başlayarak dünya yüzeyinden yapılan Doppler araştırmaları, 1970′lerde Pioneer Venüs Orbiter uzay aracının radar incelemeleri ve 1989′da Magellan uzay aracının ayrıntılı radar verileri gezegenin yüzey şekilleri ve jeolojisi hakkında değerli bilgiler sağlamıştır.

    Volkanik etkinlik

    Venüs yüzey şekillerinin ancak beşte biri tektonik süreçlere bağlanabilirken, gezegen yüzeyinin % 80 inin volkanik etkinlikler sonucu şekillenmiş olduğu düşünülmektedir. Geniş lav düzlükleri Venüs’te en yaygın yüzey şeklidir. Bu düzlükler içine dağılmış durumda sayısız yanardağlar yer alır. Bunlardan en az yüz tanesi dünya ölçülerine göre dev denebilecek boyutta ‘kalkan yanardağ’lardır. Küçük boyutlardaki yanardağ sayısının ise milyonları bulabileceği sanılır. Venüs’e özgü bir yüzey şekli ise ‘taç’ (corona) adı verilen 100-300 km. çapında halka benzeri yükseltilerdir. Bunların, kabuk tabakasının yükselen bir magma sütununun itmesi ile kabarıp, sonradan orta kısmının içe doğru çökmesi sonucunda bir taç şeklini almasıyla oluştuğu düşünülmektedir. Venüs kabuğunda levha hareketliliği olmadığından yanardağ etkinliği yalnızca yükselen magma sütunlarının bulunduğu sıcak noktalarda gerçekleşir. Günümüzde etkin olan, ya da yakın tarihlerde etkin olduğu tahmin edilen yanardağlar, radar yansıtıcılığı yüksek taze lav akıntıları yardımıyla tanınırlar.

    Yeryüzünde olduğu gibi Venüs’te de genç yanardağların, düşey / yatay boyut oranlarının yaşlı olanlardan daha yüksek olduğu ve daha keskin hatlar taşıdıkları görülür; ancak Venüs yanardağları tipik olarak yüksekliklerine oranla çok geniş alanlara yayılırlar. Gerek ‘lav kalkanları’nın, gerekse ‘lav kubbeleri’nin dünyadaki benzerlerine göre çok büyük boyutlarda olduğu Venüs’te, lav baskınları ile oluşmuş düzlüklerin de dünyadaki örneklerle karşılaştırıldıklarında hem tek tek, hem de toplam alan bakımından çok daha büyük oldukları görülür. Ayrıca lav akıntılarının açtığı vadiler, kanallar ve bu yapıların oluşturduğu karmaşık ağlara rastlanır. Baltis Vallis adı verilen vadinin uzunluğu 7.000 kilometreyi bulmaktadır.

    Venüs yüzeyinde yandaki haritadan görüldüğü gibi 3 büyük kıta vardır. Bunlardan en büyüğü yaklaşık Afrika büyüklüğünde ve akrep şeklindeki Aphrodite Terra’dır. İkinci büyüklükteki kıta Avustralya büyüklüğündeki Ishtar Terra’dır. Ishtar Terra’nın doğusundaki Maxwell Dağları 11,2 km ile Venüs’ün en yüksek noktasını oluştururlar. Üçüncü kıta ise aslında iki dev volkan Rhea ve Theia Mons’tan oluşur.

    kaynak

    venüs, venüs bilgileri, venüs özellikleri, venüs resimleri, venüs uyduları, venüsün iç yapısı, venüsün yüzey şekilleri

    VENUS IN THE NUMBER TWO POSITION

    Special cameras have allowed us to see through the thick haze of Venus. The second planet away from the Sun is called Venus. It’s ironic that Venus is named after the Roman goddess of love and beauty. Venus is one of the harshest planets in the Solar System. It’s over 460 degrees Celsius. It has clouds of sulfuric acid in an atmosphere of carbon dioxide. Lava is found across the surface after being spewed from volcanoes. While a harsh place for you, scientists think it’s an amazing planet.

    SHROUDED IN MYSTERY

    Everything we just told you is about all we know of Venus. The atmosphere is so thick on Venus that we’ve never even seen the surface. The most powerful telescope on Earth or in orbit can’t see through the thick layer of clouds that surround the planet. The Magellan probe went to Venus in the early 1990’s and sent back some interesting photos of the surface, but it had to use wavelengths of light that we can’t see. The probe used ultra-violet and infrared light. This thick atmosphere also creates a greenhouse effect that helps raise the surface temperature of the planet.

    Do you remember the clouds of sulfuric acid? Those sulfur compounds in the atmosphere create Venus’ yellow color. The atmospheric reflection also makes it a very bright object in our night sky. It is easier too see with a telescope than the dark planet Mercury.

    By watching the atmosphere of Venus, astronomers discovered that Venus is upside down when compared to Earth. It has a South Pole on the top of the planet and the North Pole on the bottom. Why? North and South Poles are defined by the direction a planet rotates. Since Mercury rotates in the opposite direction from Earth, its North Pole is actually on the bottom.

    EXPLORING VENUS

    The Venera, Pioneer, Mariner and Magellan probes have all flown by Venus. Their instruments determined that the surface is generally smooth. The combination of an active atmosphere and lava flows creates conditions that wipe away evidence of scrapes and scratches. The probes discovered some craters, but there are no mountains. This evidence allowed scientists to conclude that there is very little possibility of plate tectonics.

    kaynak