• Hakkında.
  • özgür çevik hakkında herşey


    özgür çevik hakkında herşey

    27 Mayıs 1981 Ankara doğumlu.

    Anne ve Babasının memuriyeti dolayısıyla beş yaşına kadar İstanbul’da Anneannesinin yanında büyüdü.

    İlkokulu Amasya da bitirdi. Ortaokul yılları ise Lüleburgaz da geçti . Gitarla ilk kez burada tanıştı.

    Liseyi Bingöl de başladı İzmit de devam etti. İzmit Anadolu Lisesi mezunu.

    1999 yılında İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünü kazanarak tekrar döndüğü İstanbul’da Eğitim ile birlikte müzik çalışmalarına da devam etti.

    İlk kez 28.Şubat 2004 de Akademi Türkiye yarışmasındaki başarısı ile tanıdık onu. Şu an dizi oyuncusu olarak Yabancı Damat ‘da Niko karakterini canlandırıyor.

    [Resim: ozgur_cevik.jpg]
    27 Mayıs,Ankara doğumlu.

    Anne ve Babasının memuriyeti dolayısıyla beş yaşına kadar İstanbul’da Anneannesinin yanında büyüdü.

    İlkokulu Amasya da bitirdi. Ortaokul yılları ise Lüleburgaz da geçti . Gitarla ilk kez burada tanıştı.

    Liseyi Bingöl de başladı, İzmit de devam etti. İzmit Anadolu Lisesi mezunu.

    1999 yılında İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünü kazanarak tekrar döndüğü İstanbul’da , Eğitim ile birlikte müzik çalışmalarına da devam etti.
    [Resim: sukarakus_20769.jpg]
    İlk kez 28.Şubat 2004 de Akademi Türkiye yarışmasındaki başarısı ile tanıdık onu. Şu an dizi oyuncusu olarak Yabancı Damat ‘da Niko karakterini canlandırıyor.

    ‘Bir anadolu köyünde öğretmenlik yapabilirim’

    Yabancı Damat’ın Niko’su Özgür Çevik’i Akedemi Türkiye ile tanıdık. Yarışmada temiz yüzlü iyi aile çocuğuydu; hala da öyle. Şöhret onu değiştirmedi, değiştirmeyecek de
    [Resim: 2834d1188300313t-ozgur-cevik-zz0gz-jpg]
    Yabancı Damat dizisi hiç tartışmasız ekrandaki en başarılı ve kaliteli yapımlardan biri. Oyunculardan senaryosuna, yönetmeninden yapımcısına özenle kotarılmış bir iş. Onu diğerlerinden ayrı kılan en büyük özelliği ise; uluslararası arenaya çıkabilmiş ilk dizimiz olması. Geçen yıl Yunanistan’da yayınlanan bölümleri reyting rekorları kırınca, dizinin oyuncuları Yunanlıların da ‘yıldız’ları oldu. Bu arada Yabancı Damat kendi içinde bir ekran yıldızı da yarattı; özgür Çevik’i.

    ‘Olur mu canım, onu zaten Akademi Türkiye yarışmasından tanıyoruz’ diyebilirsiniz. Ben de size şunu hatırlatırım; “O yarışmalardan kimler geldi, kimler geçti. Ancak adam gibi dikiş tutturan bence tek isim özgür Çevik oldu. Bunda da doğru bir projede, Yabancı Damat’ta yer almasının katkısı büyüktür.” Özgür Çevikle tekrar popülerleşen ‘şöhret olma yarışmalan’nı konuşmak için bir araya geldik. ‘Nasıl bu kadar sağlam durabildin, diğerleri gibi kaybolup gitmedin’ diye sorduk. Ve bu arada ona dair başka ayrıntılara da ulaştık. İşte söyleşimizden size kalanlar…

    Yabancı Damat dizisi bittikten sonra yapmak istediğiniz bir proje var mı?
    Yazın dizinin çekimlerine ara verir vermez müziğe ağırlık vereceğim. Şu an görüştüğüm birkaç müzik şirketi var. Eğer parçaları hazırlayabilirsem, yazın hemen stüdyoya gireceğim. Sonbaharda albüm çıkar ve seneye sanırım artık hep müzikle ilgilenirim.
    [Resim: hpim0868fk7nj5ff8cd1.jpg]
    Seni müzisyen kimliğinle tanıdık. Ancak artık Yabancı Damat’ın Niko’su olarak tanınıyorsun. Albümün çıktığında da ‘oyuncu albüm çıkardı’ gibi başlıklarla karşılacaksın mutlaka…
    Akademi Türkiye’de beni küçük bir kitle biliyordu. Ancak dizi ile daha da tanındım, hatta ülke sınırlarını bile aştı tanınmışlığım. Bundan memnunum. ‘Yabancı Damat’ın Niko’su albüm çıkardı’ başlıkları açıkçası beni rahatsız etmez. Zaten benim asıl işimin müzisyenlik olduğunu herkes biliyor. Eğer albümden sonra oyunculuğa soyunsaydım daha kötü olurdu sanırım.

    Yabancı Damat, Yunanistan’da da yayınlandı. Çekimler için de sık sık bu ülkeye gittiniz. Yunanlılar seni sokakta görünce nasıl tepkiler veriyordu?Beni ‘Niko’ diye gösteriyorlar. Benim Yunanca bildiğimi düşünüyorlar ve Yunanca konuşmaya çalışıyorlar. Türk olduğumu sonradan öğrendiler.

    Senin müzisyen yönünü biliyorlar mı?
    Evet, orada katıldığım bir programda şarkı söyledim. Hatta ‘Gesi Bağları’nı seslendirdim. Çok sevdiler bu türküyü. Her gittiğimde benden bir şarkı söylememi mutlaka istiyorlar.

    O zaman albümüne Yunanlılar da ilgi gösterecek?
    Zaten albümüm iki tarafta da aynı anda çıkacak.

    Yabancı Damat ikinci sezonunda. Bu dönem içinde senin hayatında neler değişti?
    Ben yine aynı Özgür’üm. Ama artık ailemle yaşamıyorum, kendi evime çıktım. Ekonomik özgürlüğümü elde ettim. Olanaklarım arttı. Bir de sosyal ortam içinde tanınmışlığın başka bir tarafı var. Bir mekanda otururken, sokakta yürürken ne yapmam gerektiğine dair alışmam gereken bazı durumlar oldu. Ama onların da üstesinden geldim.

    İstanbul Üniversitesi’nde felsefe okuyordun. Bu yoğunluk içinde okulu bitirebildin mi?
    Hayır, okul devam ediyor. Bugün mesela sınavım vardı, kaçırdım. Son sınıftayım, üç dersim kaldı. Bu bölüme çok severek girdim. Enformasyon derslerim kaldı yalnızca, öğretmenlik hakkı için alıyorum. Anadolu’da öğretmenlik yaparım belki…

    Özgür’ün En’leri

    (25-31 Mayıs 2006/Aktüel -18 Kapak konusu)

    – Yarışmadan önceki hayatına dair en çok neyi özlüyorsun?Üniversite hayatımı özlüyorum, öğrencilik hayatımı yani.

    – Seni en çok ne korkutur?
    Yalnızlık korkutur.

    Yaptığın en romantik şey?
    Aklıma gelmiyor.

    -Peki şöyle sorayım o zaman bir ilişkide sana en çok ne romantik gelir?
    Ben böyle şeyleri düşünüp kafamda karar verdiğim zaman artık romantik gelmiyor.

    – O zaman süprizler senin için daha romantik…
    Tabii süpriz olması önemli beklediğim bişeyin yapılması romantik olmuyor.

    – Seni en çok ne sinirlendirir?
    Aslında ben en çok yakın olduklarıma sinirlenirim. Az tanıdığım ya da hiç tanımadığım birine kolay kolay sinirlenmem. Daha doğrusu sinirimi göstermem. Çünkü öfkem benim için özeldir. O benim için mahrem bir şey. Sadece çok özel bulduğum insanlara gösteriyorum.

    -Peki, en çok ne üzer?
    Ayrılrklar beni üzer. Aslında gezmeyi dolaşmayı, farklı yerleri görmeyi ve farklı insanlar tanımayı seven biri olmama rağmen yine de bağlandığım kişilerden ve yerlerden ayrılmak beni üzüyor.

    -En sevdiğin yemek?
    Şu an o kadar açım ki her şeyi yiyebilirim, hiç farketmez.

    -Şu sıralar en çok dinlediğin albüm?
    Radiohead’in son albümü.

    – En beğendiğin yabancı aktör?
    Johnny Depp ve Brad Pitt.

    – Albüm çıkarmayı düşünüyor musun?
    Eylül, ekim gibi çıkaracağı sanırım.

    – Rock ağırlıklı mı olacak?
    Soft rock.

    – Akademi Türkiye’den sonra, birinci olan Barış olmak üzere kimsenin adı senin kadar duyulmadı. Ama işin ilginci seni de oyunculukla tanıdık. Bunu neye bağlıyorsun?
    Bence diğerleri de bir şey yapacak. Sadece benimki biraz hızlı oldu. Onların arasındanda birçoğu sevilecek. Biraz da kısmet işi bu. Ama albüm çıkarmaya hazırlananlar var biliyorum.

    -Kimler mesela?
    Pınar kasımda çıkaracak. Tolga’yı duydum hazırlanıyormuş. Barış ikinciyi çıkaracakmış. Duyduklarım bunlar.

    -Lise zamanlarında haşarı bir çocuk muydun?
    Yoo sakindim. Aslında biraz serseriydim. Ama edepliydim, saygısız değildim yani.

    -O zamanlar kimleri dinlerdin?
    Metalica dinlerdim. Babam asker olduğu için hep farklı yerlerde okudum Bingöl’de otururken albüm bulmakta zorlanmıştım. Askerlerin İstanbul’dan getirdiği albümleri dinlerdim. Scorpions, Metellica falan getirilerdi.

    – Türk popu ne alemdeydi?
    O zaman Burak Kut, Tarkan, Yıldız Tilbe, Çelik yeni çıkmıştı sanırım. Ama ben oldum olası İlhan İrem dinlerdim. Sözleri beni çok etkiler. Mistik bir durumu var bence.

    – Yeni çıkan gruplar için ne düşünüyorsun?
    Bence güzel gruplar var piyasada. Bu çok büyük bir gelişme. Çünkü o grupların hemen hepsi yıllardır var. Mor ve Ötesi örneğin kaç yıldır bu piyasada ama daha yeni hak ettikleri yere geliyorlar.

    – Yeni dönem popunun, rock olduğunu düşünüyor musun?
    Kesinlikle. Aslında şöyle bir tehlike de var bugünün pop yıldızları yarın rock’a dönebilir belki.

    – Fimde oynamayı düşünüyor musun?
    İstiyorum. Düşünüyorum daha doğrusu, hatta hayal ediyorum. Zor birşey yeni bir karakter yaratmak.

    – Kendi karakterinin dışıda seni zorlayacak bir rolde oynamayı tercih eder misin?
    Evet. Ama karakter oturtmak gerçekten zor bir konu.

    – Teşekkür ederim. Eklemek istediğin bir şey var mı?
    Hala çok açım! Üniversite eğitimini yanında Albüm çalışmaları da devam eden Özgür’ün en büyük hobisi ; Gitar çalmak ve İstiklal caddesinde yürümek .

    Oynadığı Diziler:
    Yabancı Damat

    Özgür Çevik Kimdir – Özgür Çevik Hakkında


    “Akademi Türkiye”nin finalistlerindendi Özgür Çevik. Yarışmada beşinci olmasına rağmen bugüne dek yayınlanan tüm yarışma programlarının finalistlerinden en şanslısı oldu. İlk dizi filmi “Yabancı Damat”la gerek ülkemizde, gerekse Yunanistan’da hayran kitlesini artırdı. Bu kez Özgür Çevik kendisini ilk tanıdığımız şekliyle karşımızda; ilk göz ağrısı müzikle! “Düş-ün-ce” adını verdiği albümüyle; “Müzik dünyasında da varım” diyen Çevik, kendi ifadesiyle kedi gibi dört ayak üzerine düşen şanslı insanlardan…


    Yarışmalardan çıkan en şanslı, hatta tek şanslı insansınız diyebilir miyiz?
    Şanslıyım gerçekten de. “Kedi gibi dört ayak üzerine düştüm” diyebilirim.

    “Müzisyenim” diye yola çıkıp, kendinizi dizi film setinde buldunuz. “Yabancı Damat”tan sonra yeni bir dizide oynamayıp, müziğe dönmenizin sebebi nedir?
    “Yabancı Damat” gibi bir dizide rol alacağım aklıma bile gelmezdi! Şimdi onun üzerine başka bir dizi yapmakta zor. “Yabancı Damat”ın bana getirdiği sıkıntı bu oldu işte! Avantajlı bir şey birden zor bir hale dönüştü. Onun üzerine çıkabilmek için daha iyi bir şey yapmak gerekiyor. Bu arada yaşadıklarımdan bir çok şey biriktirdim. Yapacaklarımı belirledim. Kısacası kendimi şekillendirdim ve şimdi kendime ait bir şey yapacağım; kendi şarkılarımı yapacağım!

    Diziden sonra albüm hazırlıkları süreci nasıl geçti?
    Dizi biteli yaklaşık bir yıl oldu sanırım. Albüm hazırlıklarım dokuz ay sürdü. Aslında böyle hesaplamamıştık. En fazla 4 ayda biter diye düşünmüştük. Ama uzadı biraz. Allah’tan müzik var ki oyalanabildim. Yoksa herhalde çıldırırdım. Çünkü beklemek zor.

    Oyunculuğa başladığınızda müziğin boynu bükük kalmıştı. Şimdi ona biraz zaman ayırmanız gerekecek. Ama tabii bu arada da bir sürü dizi film teklifi gelecek. Bu kez kimin boynu bükük kalacak?
    Müziksiz yaşayamam. Ama oyunculuğu da çok sevdim. Bir de merak ettiğim bir şey var: Acaba oyunculuğu ilerletebilecek miyim, daha farklı rollerde oynayabilecek miyim… Bunu çok merak ediyorum. O yüzden farklı olabilecek projelere daha sıcak bakıyorum. Çünkü “Yabancı Damat” benzeri projelerden bir çok teklif geliyor. Ama artık benim için farklı bir şeyler olması gerekiyor.

    Mesela nasıl bir rol canlandırmak istersiniz?
    Belli bir kalıp yok. Televizyondaki dizi filmlerin klişelerden uzaklaşması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü dizi filmler çok gündemde. En çok onlar izleniyor. Dolayısıyla ben de böyle bir iş bekliyorum. Kafamda tam bir kalıbı yok. Ama hayalimde öyle bir şey var.

    Hep oyunculuktan konuştuk. Müziğin durumu ne olacak merak ediyorum…
    İkisini de bir arada ***ürebilirim. Benim bir takım dertlerim yok. Çünkü gerçeklik duygusunu kaybetmiyorum. Bir tarafta şarkı söyleyen star olmayı hedeflemiş bir adam. Sürekli bir duruş, şov falan filan… Öbür tarafta ise aynı adam bir dizide rol canlandırmaya çalışıyor. Bu çok zorlu bir iş. Ama benim böyle bir derdim yok. Çünkü benim albümde anlatmak istediğim şey; anlatmak, anlatmak, anlatmak… Kendi yaşadığım süreci anlatmak. Onu anlatıp, öbür tarafta da o yola devam etmek. O yüzden ikisini bir arada ***ürebileceğime inanıyorum.

    Seyirci oyunculuğunuzu az çok biliyor. Ama müziğiniz bilinmiyor. Müzikte hayal kırıklığına uğramaktan korkuyor musunuz?
    Korkmaz mıyım! Endişe içindeyim. Elbette ki albüm satsın, insanlar dinlesin istiyorum. Kim istemez ki bunu! Hayal kırıklığına uğramamak için biraz gerçekti düşünmek gerekiyor. Hedefleri çok yükseltirsen gerçekten büyük hayal kırıklıkları yaşayabilirsin. Özellikle de Türkiye’de. Endişelerimi kontrol altında tutmaya çalışıyorum. Allah’tan müzik vardı hayatımda. “Yabancı Damat” bittikten sonra oraya yoğunlaşabildim. Çünkü iş sadece para kazanmak değil ki! O çıtayı nasıl aşacaksın, en azından nasıl yaklaşacaksın önemli olan bu! Öyle bir iş 5 senede, 10 senede bir olur ancak! Ve bu elde olan, kontrol edebileceğin bir şey değil. Bir sürü iyi oyuncu, iyi prodüksiyon, iyi senaryo… Bunların hepsinin doğru zamanda bir araya gelmesi gerekiyor. O yüzden zaten bekleyecektim. Bu arada albümle uğraştım. Bu albüm beni delirmekten kurtardı! Evet bunu ilk defa yaşıyorum. İyi bir projeden sonra beklemek insanı delirtip, psikolojisini bozabilirmiş.

    Bir bakıma unutulma korkusu muydu bu?
    Unutulma korkusu oluyor. Hani bir sevgiliniz olur ayrılırsınız. Ama birbirinizden hayatlarından çıksanız da insan yine de unutulmak istemez. Bunun büyük boyutta olanını düşünün. TV farklı bir mecra. Unutulmama korkusu ile iyi iş yapma isteği arasında sıkışıp kalabiliyor insan. O çılgınlıkla kötü işe de sarılabilirsin.

    Peki bu duygusal yoğunluktan nasıl bir albüm çıktı ortaya?
    Albümün adı: “düş-ün-ce” Farklı bir şekilde yazılıyor. Bunun bir çok anlamı var. Düşmekle alakası var, düşünceyle alakası var, üne düşmekle alakası var… Mete Özgencil’in albümün isim babası. Benim aklıma gelen ilk isim “Kir” olmuştu. “Ailemizin temiz çocuğu Özgür” baskısı insanı öbür tarafa itiyor. Normal biriyken; “Benim başka bir şey yapmam lazım” diyorsunuz. Albümün adı “Kir” olsun demiştim ya… Bu tepkili ruh hali karamsar, karanlık yollara itebiliyor insanı. Allah’tan ortalıyoruz her şeyi.

    “Ailemizin temiz çocuğu Özgür” öfkesini rahatlıkla dışa vurabilir mi?
    Benim kolay kolay kabullenme durumum olmuyor. Üzerime neyle gelinirse ona tepki gösteriyorum. Ben sakallarımı daha yeni kestim! Tepkilerimi, korkularımı, karamsarlıklarımı şarkılara döküyorum. O yüzden “Ailemizin temiz çocuğu” baskısı bende kabul gören bir baskı değil! Şöyle düşünüyorum: Öyle ya da böyle, sonuçta neysen osun. Ve yapmak istediklerim var. Lütfen beni baskı altında tutmayın ki; ben de istediklerimi yapabileyim.

    Bu albüm insanları şaşırtacak mı?
    Bence şaşırtacak. “Akademi Türkiye”de verilen şarkıları okuduk hep. Benden pop bekleyenler olabilir. Kimi Yunan ezgileri bekleyebilir; “Yabancı Damat”tan dolayı. Ama albüm biraz sert! Şaşırtacağım.

    Şöhretim için gelenler oluyor

    Bu kadar işin arasında aşk da yaşandı mı hiç?
    Yok yaşamadım. İlişkim oldu. Ama çok büyük bir aşk yaşamadım. Kimse yok hayatımda zaten.

    Yeni albüm çıkaran kimsenin hayatında sevgilisi olmuyor nedense… Bu bir strateji mi?
    Ben “Akademi Türkiye”deyken, daha kariyerimin başlangıcında aşk yaşadım. Öyle bir ortamın içinde bile hiçbir strateji düşünmedim. Olsa söylerdim. Gerçekten yok kimse.

    Pınar Aydın’la küs müsünüz?
    Hayır hiçbir küslüğümüz yok. Ayrıca; “Yoğunluktan aşık olamıyorum” demek bence çok saçma.

    Eskiden Özgür’den hoşlanan biri, artık Özgür Çevik’ten hoşlanıyor. Bunu anlamak insanı çok incitiyor mu?
    İncitiyor. Kişilik bölünmesi yaşıyorsunuz. Bir zamanki insanları ve onların tepkilerini iyi biliyorsun. Sonrasındaki davranışları görünce anlıyorsun. Arada büyük fark var. Üzüldüğüm bir dönemim de oldu hatta. Ama bu duruma alışmaya çalışıyorum