• Hakkında.
  • Morina Balığı ve Avı


    MORİNA BALIĞI

    Gadiformes Gadidae

    Gadus morrhua

    Gadidae familyasından olan morina balığının 16. yüzyıldan beri avı yapılmaktadır.
    Morina hem besin hem de gelir kaynağı olarak insanlık tarihinde önemli bir rol oynamıştır. Besin değeri itibariyle en tanınan türü bilimsel adıyla Gadus morrhua olarak tanımlanır.

    Dünya üzerinde balık endüstrisinin kurulduğu yerler morina balığının yayılma alanlarıdır. Bunlar; Kuzey Denizi, Norveç, Bear adası, İzlanda, Grönland, New Foundland ve Labrador’dur.
    Morina kıtanın deniz suları altında kalan kısmında 18-180 metre derinlikte yaşar. Azami ağırlığı 95 kg.’ı, boyu 1.80 metreyi bulur. Ortalama boyu 50 cm.- 1 m., ağırlığı ise 1.5-11 kg. arasındadır.
    Morina balığının sırtı koyu kahverengi veya zeytuni yeşil olup yanları açık kahverengidir. Sırtı ve yanları siyah beneklerle kaplıdır. Karnı gümüşümsü beyazdır.

    Üç sırt yüzgeci olup birincisi diğerinden daha yüksektir. İki anüs yüzgeci vardır. Kuyruk yüzgeci üçgen şeklindedir. Burnu uzun olup alt çenesi üst çenesine oranla biraz geridedir. Alt çenesinde bıyığı andıran uzantılar vardır.

    Sivri, batıcı ve kesici dişlere sahiptir. Yanal çizgisi belirgindir.
    Morina balıkları Kuzey Denizi, Norveç, İzlanda gibi her bölgenin içinde ayrı ayrı gruplar halinde yaşar. Daha iri balıklar bir bölgeden diğerine birkaç yüz kilometrelik uzaklıkları aşarak göç ederler.
    Örneğin New Foundland’dan Grönland’a, oradan da İzlanda’ya giderler. Balıkların her bölgede beslenme ve yumurta dökme yerleri vardır.

    Morina, mevsimine göre sığ sulardan derin sulara ya da tersine göç eder. Sonbaharda sığ kara sularına girer, besleneceği zaman geçici olarak derin sulara çekilir. Bu süre içinde daha çok deniz dibinde beslenir. Yazın daha da açılır ve genellikle küçük balıkları yer.
    Morina, gündüz ışığın yoğunluğuna göre davranır. Balıklar 180 metre derinlikteyken bile gündüz vakti sıkışık sürüler halinde gezerler. Güneş batarken dağılır, ertesi sabah gün doğarken yine bir araya toplanırlar.

    Morina obur bir balıktır. Başlıca besinini ringa, uskumru, mezgit, kum yılanbalığı ve mürekkep balığı oluşturur. Ayrıca dipte yaşayan karides, yengeç, yumuşakçalar ve deniz solucanlanyla da beslenir.

    Morina balığının dişisi ile erkeğinin dış görünüşleri arasında fazla bir fark yoktur. Morina dört-beş yaşlarında cinsel erginliğe ulaşır. Bu sırada boyu 60-90 cm. arasındadır. Ocak-mart devresi içinde yumurta dökme yerine gider. Bunun için de büyük mesafeler kateder.

    Morinalarda döllenme gelişigüzel olur. Dişi yumurta bırakır, erkek de ersuyunu denize döker, iyi gelişmiş bir dişi 1.25 mm. çapında 4-6 milyon yumurta bırakır. Bunlar su üstünde yüzerler, yumurtalar on-yirmi günde çatlar. 6 mm. boyundaki balıklar iki buçuk aylık devreyi yüzeyde geçirirler. Boyları 2 cm.’e yaklaşırken dibe, yaklaşık 70 metrelik derinliğe inerler. Buradaki ufak kabuklular, küçük yengeçler, izopod ve amfipodlarla beslenirler. Büyüdükçe daha derin sulara giderler.

    Bir yıl sonunda morina yavrusunun boyu 15 cm.’ye ulaşır, ikinci yılında ise 30 cm.’yi bulur.

    Çok sayıda yumurta döken balıkların kayıp oranları da yüksektir. Gerek diğer balıklar, gerekse doğal olaylar sonucu, dişi morinanın döktüğü 4-6 milyon yumurtanın pek azı yaşar. Döllenme de gelişigüzel olduğu için yumurtaların çoğu döllenemez. Döllenenleri de diğer balıklar yer.

    Yumurtaların yaşamı rüzgâr ve akıntılara bağlıdır. Çok sayıda yumurta sularla sürüklenip karaya vurur. Veya ısı değişikliği sebebiyle ölür. Yavruların çoğu da dibe indikleri zaman diğer balıklara yem olurlar. Şu bir gerçektir ki doğa dengesini denizde de kurmuştur.

    Morina balığının avcılığı özel derin su paraketalarıyla yapılır. Bu tür paraketalarda ip boyu 3600 metreye, köstek sayısı 2000 -3000’e ulaşır.

    Morina balığının eti beyaz ve lezzetlidir. Genellikle tuzlanıp yenir. Avrupalıların yeni bulunan kıtalara göç ettikleri sıralarda gemicilerin, kâşiflerin ve hatta orduların başlıca besini olmuştur. O devirlerde balığın her şeyinden yararlanılmış; derisinden tutkal, yüzme kesesinden balık zamkı, karaciğerinden üstün kaliteli yağ çıkartılmıştır. Hatta morina dili bile tuzlanarak fıçılanmıştır.
    18. yüzyılın sonlarında balık yağı yakılar halinde hasta ve yaşlılar için ilaç olarak kullanılıyordu. 20. yüzyılda ise balık yağının raşitizm tedavisinde ve genellikle küçük çocuklann kemiklerinin gelişmesindeki değeri şüphe götürmeyecek bir şekilde kanıtlanmıştır

    Avcılığı, suni yemler veya yemli takımlarla yapılabilir. Yemli kullanımdan en etkili takım olarak, şu bilinir:

    Bu iğneler 4/0 .. 10/0 gibi iri modellerdir. Misina olarak 0.40 .. 0.50, 10kg kadar çekeri olan bir misinadan, boncuk ile iğneler arası 15-20 cm olacak şekilde hazırlanır. Fırdöndülü olan iğnenin bittiği yer, yani dirsek kıvrımı diğerinin palasının 5-10 mm önünde kalmalıdır. Hırsılı lüfer takımlarına bu açıdan son derece benzer. Yem olarak irice bir kurt alınır. Her iki iğneye birden takılır. Ama kurt olması şart değildir. Bazı meralarda, her iki ğineye aynı yemden birer tane takılabildiği gibi, bazen her iki ğinede farklı bir yemde olabilir.

    Canlı yem kullanılması genellikle daha iyi netice verir. Velakin, olmazsa olmaz koşul değildir.

    Kullanılabilecek bir diğer takım ise, 2+ köstekli tipik sarkıtma takımları olabilir. Bunlar, tipik mezgit/kalkan avcılığında olduğu gibi yatırılırsa daha iyi netice verirler. Bilhassa kuzey denizinde kışın daha derinde bulunan morinalar için, bir takım modifikasyonlar daha etkili olabilir. İğnenin sapından kösteğe doğru, 3-10 cm kadar floresant kırmızı veya yeşil bir boru geçirilir. Bu boru hem takımın etkinliğini, görünürlüğünü artırır, hemde karışmasını azaltır. Şu resim biraz kötü olsada faydalı olacaktır, durumu anlamak için:

    Morina akıntılı derin dipleri sevdiği için, mercan takımlarındaki gibi köstekleri bedenden uzak tutacak formüller de faydalı olur.

    Yemli takımlarda kullanılacak iğneler için en iyi seçimler şu paternde olacaktır:

    Suni yemle de bu mezgit azmanları kolayca yakalanabilir. En çok kullanılan yöntem çaparidir. Ama bunlar mezgit veya kıraça değil, morina, 30-40 kg ortalaması olan balıklar.. Öyle 10 iğneyle vs. çapari yapmayı düşünmeyin. En fazla 5-6 iğneli çapariler yapmalısınız. Elbette kullanılacak malzeme biraz azman olmalıdır. Kötek ve beden 0.50 – 0.80 iyisinden misian ile yapılır. İğneler 5/0 .. 8/0 arası seçilir. Bildiğimiz tüy aynı şekilde iyi netice verecektir. Velakin, tek renk yerine palamut çaparilerindeki gibi her iğneyi farklı renkte tüylerle donatmak daha iyi olacaktır. Bu hususun Norveçte bir yerde açılınca, en sonunda “Beyaz tüy – Renkli tüy” kavgası yüzünden sandalyelerin havada uçuştuğunu görmüşümüdür. Onlar bile kesin bir şey diyemezken, beyaz tüy iyidir, renklisi iyidir demek bana düşmez.. Ama renklileri bana daha güzel görünüyor, olay bu sadece..

    Ayrıca, morina çaparisi için, tüy yerine çeşitli tür sahteler kullanılabilir.

    Mustad vs. gibi markaların hazır böyle takımları bolca mevcuttur:

    Bir diğer morina sahtesi ise, şöyle bir şeydir:

    Bu sahtenin çeşitli varyasyonları bulunabilir. Temel özelliği, o metal kısmın en az 300gr kadar gelen, kromlanmış bir kurşun zoka olmasıdır.

    Morina avında görüntü çok aman aman etkili değildir. En azından misinadan ürkme gibi vs. sorunlar pek yaşanmaz. Morina her şeyi yer ama, sadece yenebilecek gibi duran her şeyi yer. Düzeneğiniz biraz düzgün yeminiz vs. nispeten itinalı kesilmiş takılmış olduktan sonra, morina buna iştahla saldırmakta tereddüt etmez.

    Fakat koku faktörü morina avında çok etki yapar. Genelde sorun şudur. morina soğuk yer ve zamanda avlanınca, elleriniz donar. Elbette bu nedenle sıkı eldivenler filan giyersiniz. Ama bu da terlemeye yol açar. Yeminiz takımınız vs. sizin bu terinize bulaşırsa, morinanın takımınıza saldırma oranı ciddi oranda düşer.

    Buna karşı, genel olarak çift eldiven uygulaması yapılır. Balıkçı normalde sağlam, güçlü bir eldiven giyer. Yem vs. takarken se, onu süratle çıkarıp, plastik/lastik bir eldiven geçirir eline. Bu plastik eldiven eldeki kokuyu yemden uzak tutar.

    Bunun yanında, balık yağı gibi kokulandırıcı ve cezbediciler de etkili netice verebilir.

    Ama, en iyi neticenin, kadınların saç kılı olmayan kıllarından alınan 5-6 telin, yemin yakınına bağlanması ile elde edildiği söylenir. Bunun, morina ve diğer balıkları çeken bir hormon içerdiği iddia edilir. Ben denemedim, ama yanında bir kutucuk içinde bu kıllardan taşıyan çok norveçli balıkçı gördüm.. Şehir efsanesi de olabilir, bilemem. Ama genel olarak, kadınların balık avında daha iyi oldukları bilinen bir olgudur zaten..