• Hakkında.
  • Kauçuk ne zaman icad edildi kim icad etti ve resimleri


    Kauçuk ne zaman icad edildi kim icad etti ve resimleri

    Kauçuğun Öyküsü

    1834 yazının ortasında, philadelphia da iflas etmiş bir hırdavat dükkanı sahibi , amerika da ilk kauçuk yapımcısı roxbury india kauçuk firmasının newyork taki perakende satış dükkanından içeri girdi. dükkan yöneticisine, kauçuk can kurtaran simidi için yaptığı yeni supapı gösterdi. yönetici üzgün üzgün başını salladı. şirket o sıralarda supaplarla uğraşmıyordu. işlerini yürütebilmeleri bile bir şans eseri idi.
    bunun nedenini e gösterdi. raflar dolusu kauçuk eşya havanın yakıcı sıcaklığından eriyerek fena kokulu yapışkana dönüşmüştü. şirketin roxbury deki fabrikasına binlerce erimiş kauçuk malzemenin insafsız müşteriler tarafından geri getirildiğini, ona bir sır gibi söyledi. gecenin karanlığında idare amirleri, yirmibin dolar değerindeki kokmuş malları çukura gömmek için, bir araya gelmişlerdi.
    1830 un başlarındaki kauçuk düşkünlüğü, başladığı gibi aniden sona ermişti. önceleri herkes brezilya dan gelen bu su geçirmez kauçuktan yapılmış şeyleri pek beğendi fabrikalar isteğe cevap verebilmek amacı ile geliştiler. sonra, birdenbire halk, yazın yumuşak yapışkana, kışın sert kayaya dönüşen bu belalı şeylerden usandı. yeni fabrikalardan hiçbiri beş yıl dayanamadı. yatırım yapanlar milyonlar kaybetti. herkes, amerika da kauçuğun sonunun geldiğini kabul etti.
    ümit kırıklığı ile, kauçuğa ilk bakışı olan, yapıtını paketledi. çocukken kauçuk parçaları ile oynamıştı ama şimdi 34 yaşında, ani bir ilgi ile bu yapışkanın sırrı merak ediyordu. sonra belki de zihni kurcalayan başka hiçbir “süreduran madde” yoktur dedi.
    philedelphia ya döndüğünde borçları nedeni ile hapse atıldı. bu, onun hapiste ne ilk ne de son kalışı idi. karısından biraz işlenmemiş kauçuk merdanesini getirmesini istedi. orada, hücrede saatlerce, yoğurarak deneylerini yaptı.
    eğer kauçuk, doğal olarak bu denli yapışıcı ise, yapışkanlığını emecek kuru pudra neden buna katılmıyordu. belki eczanelerde satılan pudraya benzer magnezyum bu işi görebilirdi. hapisten çıkınca bunu denedi. ümit verici sonuçlar aldı.
    gençlik arkadaşlarından birini, bu tutarlı girişimi desteklemeğe ikna etti. , karısı küçük kızları, mutfaklarında yüzlerce magnezyumla kurutulmuş şason yaptılar. ama onları satışa çıkarmadan yaz geldi yapıtlarının biçimsiz, yapışkana benzer, çarpık çurpuk olmalarını izlediler.
    komşular in kokmaya başlayan kauçuklarından şikayete başlayınca denemelerini newyork a naklettiler. orada bir arkadaşı, ucuz bir apartmanın dördüncü katındaki evinin yatak odasını, laboratuvar olarak kullanması için ona verdi. yardımsever bir eczacıdan da kimyasal maddeleri parasız temin etti. kayınbiraderlerinden biri bu bakımsız yere gelerek, ona aç çocuklarından bahsetti bu kauçuk işinin ölü olduğunu anlatmaya çalıştı.
    -onu ben canlandıracağım dedi, .
    artık, kauçuğa iki tür kurutucu, magnezyum sönmemiş kireç ilave edip, bu karışımı kaynatıyor her seferinde daha iyi neticeler alıyordu. newyork da bir ticaret sergisinde, madalya ile ödüllendirildi.
    tüm dekorasyon sanatlarını donuk renkli örnekleri ile cömertçe şekillendirdi, boyadı, yalnızladı süsledi. bir sabah malzemesi azalınca, eski süslenmiş bir örneği tekrar kullanmağa karar vererek bronz boyasını çıkarmak için nitrik asit kullandı. parça siyaha dönüştü bunu çöpe attı. birkaç gün sonra siyahlaşmış parçanın değiştiğini gördü, çöp tenekesinden çıkardı yanılmadığını anladı. nitrik asit kauçuğa birşey yapıyor, onu kumaş gibi düz bir hale getiriyordu. bu o zamana kadar işlenen kauçukların en iyisi idi.
    newyork lu bir iş adamı, üretimi için birkaç bin dolar avans verdi. ancak 1837 deki mali panik, sermaye vereni işi silip süpürdü. yoksul durumdaki ailesi, staten adalarında terk edilmiş bir kauçuk fabrikasınının arazisinde kamp kurarak, kıyıdan balık avlayarak yaşamlarını sürdürdüler.
    bir süre sonra , boston dan desteklendi. tekrar tahterevallideki gibi, başarısını o an yukarıda gördü. ortakları 150 posta torbasının nitrik asit yapımından geçmesi için devlet anlaşması yaptılar. bu torbalar yapıldıktan sonra kendinden o kadar emindiki, torbaları sıcak bir odaya kilitledikten sonra ailesini bir ay için tatile götürdü. döndüğünde torbalar erimişti. kumaş gibi görünümün altında eskiden bildiği aynı yapışıcı kauçuk vardı.
    boşa geçirdiği beş yıldan sonra yine parasız kalmıştı. woburn kenti yakınlarındaki çiftçiler; çocuklarına süt veriyorlar, iyi yetişmemiş patatesleri topraktan çıkarıp bunlarla beslenmelerine izin veriyorlardı.
    büyük keşfi 1839 un kışında ortaya çıktı. , deneylerinde sülfür kullanıyordu. gerçi ayrıntıları düşünmüyordu ama, gerçeğe yakın bir öyküye göre, bir şubat günü sülfürlü formülünü göstermek için bir dükkana girdi. köylü kılıklı gruptan yükselen kahkalar yumuşak huylu ufak tefek mucidi kızdırdı. bir yumrukta kauçuğu havaya uçurdu. kauçuk, ateşi cızırdayan sobanın üzerine düştü. kauçuğu kazımak için eğildiğinde onun, orada eriyeceğine deri gibi yanarak kömürleştiğini gördü kömürleştiği yerin çevresinde kuru elastiki kahverengi bir tekerlek oluşmuştu. böylece her türlü hava şartlarına uygun bir madde oluşmuş oldu.
    bu buluşunu izleyen kış yaşamının en kötü kışını geçirdi. dispepsi başka hastalıklar onu rahat bırakmıyordu. deneylerini koltuk değneği ile topallayarak sürdürdü. şimdi artık ısı sülfürün kauçuğu olağanüstü değişime uğrattığını biliyordu. sonsuz bir sabırla kauçuk parçalarını kızgın kuma attı. onları çaydanlık üzerinde buhara tuttu. ızgara içinde kızarttı. bunların ıstırabını çeken karısı, pişirdiği ekmeği fırından çıkarınca, o dayanılmaz kokulu kauçuk hamurunu fırına yerleştiriyordu.
    bir gece ölüp kalacağı sırrının da kendisi ile mezara gideceği korkusu ile uyuyamıyordu. saatini ev eşyalarını bir bir rehine verdi. yemek tabakları bile elden çıkınca lastik tabaklar yaptı. ama yiyecekte kalmamıştı.
    o senenin ilk baharında boston a arkadaşlarını aramağa gitti, bir tanesini bulabildi beş dolarlık otel ücretini ödeyemediği için hapse atıldı. eve döndüğünde henüz bebek olan oğlunu ölmüş buldu. cenaze parasını verme gücü olamadığı için minik tabutu, ödünç aldığı bir el arabası ile mezarlığa götürdü. böylece in çocuklarının altı tanesi henüz bebekken ölmüş oluyordu.
    oysa nerede ise azimli bir şekilde kauçuğun, yapımcısının elinde bir alet olduğunun inancı içinde idi. nihayet 270 fahrenheit derecesinde 4-6 saat basınçlı buharın ona en uygun sonucu verdiğini keşfetti. bir zamanlar sorumlulukları hakkında ona öğüt veren newyork taki oldukça varlıklı kayınbiraderine bu keşfini yazdı. bu kez tekstil işinde olan kayınbiraderi konu ile ilgiliydi. çünkü ona erkek giysilerinde moda olan büzgüyü sağlamak için iç içe dokunmuş lastik iplik kullanılabileceğinden söz etmişti. iki lastik fabrikası hemen yapıma girişti büzgülü gömlek önlerinde kadın şapkalarında, kullanarak kauçuk lastik iplik olarak başarıya doğru yol almaya başladı.
    ilk fırsatta kendini milyoner yapabilecek bu işten sıyrılıp tekrar deneylerine döndü. kauçuktan herşey yapmak istiyordu. banka defteri, çalgı, bayrak, mücevher, gemi yelkeni hatta gemi. kauçuk üzerine portresini yaptırdı. kauçuk üzerine kartvizit bastırdı. otobiyografisini bastırıp onunda kauçuk üzerine yerleştirdi. kauçuktan şapka, yelek, kravat taktı.
    kauçuğu bugünkü hali ile yani modern plastik in ilk en kullanışlı olanı olarak gördü. onun bitkisel deri, lastik, metal, şekle girerek odunun yerini tutacak bir şey olduğunu kabul ediyordu.
    bazı fikirleri, kauçuğun yeni bir yöntemle kullanılışı olarak hala ortaya çıkmaktadır. örneğin birçok yiyecek paketleyiceliri mahsullerini pliafilm içine sararlar, bu kauçuktan plastiğe dönüşmedir. plastik boya, otomobil yayları, vapur çevre lastikleri, el arabası lastikleri, şişirilen deniz yatakları, kurbağa adam giysileri başka bir sürü yeni keşfi, o bir asır önce tanımlamıştı.
    ın iş anlaşmaları, imalat izin, belge patent işlemleri çok saçma kötü idi. örneğin lastik şerit haklarında metresi üç sentti. işletme payı izin belgesinde ise metre başı üç dolardı.
    patent korsanlarına karşı, 32 hakkın ihlali vakasını mahkemeye götürmeğe zorlanmıştı.
    1852 deki ünlü bir vakası: savunmasını zamanın içişleri bakanı daniel webster e yaptırdı. bakanlar kurulundan geçici olarak, ayrılması nedeni ile ona 15 bin dolar ödedi. bu o zaman ödenen büyük avukat ücreti olmuştu. iki günlük savunma sonunda webster patent korsanlığına karşı yasaklama hakkını kazandı. bu bütün gazetelerde manşet oldu ama, gene de yeterli olmadı.
    yabancı patent formlarını doldurmakta pek yavaş davranıyordu. ayrıntılarını bildirmeden ısı sülfür ile oluşturulmuş, kauçuk hamurunu ingiliz kauçuk firmalarına yollamıştı. kauçuk çalışmalarında uzman thomas hancock, örneklerden birini gördü. o da yirmi yıldır, su geçirmez kauçuk yapma çabasında idi. in örneğinin yüzeyindeki sarılığı gördü bu ip ucu ile 1843 yılında ebonitleştirilmiş kauçuğu bir kez daha icat etti.
    o sıralarda de ingiltere de patent için müracaat etti hancock tan birkaç hafta geç kaldığını öğrendi.
    davadan vazgeçmesi için hancock un kazancının yarısı teklif edildi. fakat delicesine kabule yanaşmadı davayı kaybetti.
    1850 de londra paris teki dünya fuarlarında kauçuk çatı yer döşemesi ile oluşturulmuş pavyonlar yaptı. fransa patenti, teknik yönden kabul edilmedi. borçlandığı ödemeyi yapamadan jandarmalar tarafından pek yabancısı olmadığı otele tıkıldı. (o artık, hapishaneye otel demekte idi.) orada kendisine imparator III. napoleon tarafından dağıtılan şeref nişanı verildi.
    1860 da öldüğünde 200 bin dolar borç içinde idi. ancak artan hakları ailesinin rahat yaşamasını sağladı. oğlu jr. e çok daha fazlası miras kaldı. onun yaratıcı yeteneği ayakkabı yapımı ile servete kavuştu.
    ne in ne de ailesinin ismine kurulmuş olan en büyük kauçuk firması “ tire and rubber co.” ( lastik kauçuk firması) ile ilişkisi vardır. modern firmalar arasında in neslinden olan tek kişinin bulunduğu şirket “united rubber” dir. bu bir zamanlar müdürlüğünü yaptığı, ufak bir firmadan geliştirilmiştir.
    bugün dünyada her iki kişi için bir kauçuk ağacı yetiştirilmekte. üç milyonu aşan işçi ağaçları sağmaktadır. yalnızca a.b.d. bunun yarısı kadarını ithal eder. çok kişi bu para getiren maddenin yapımı ile yaşamını sürdürür.
    bu büyük işlemin oluşumu, hiçbir şeyden yılmayan minik adamın eseridir. o ki; ümit kırıklığı ile öleceğini sanmıştı. ama öyle olmadı.
    , “hayata yalnız para değerine göre paha biçilmemeli, ben ektim onları meyvasını topladılar diye şikayet etmek niyetinde değilim. bir insan eker biçecek kimse olmazsa o zaman ortada pişmanlık için bir neden olabilir” diye yazdı.

    resim kaynak

    kaucuk-ne-zaman-icad-edildi-kim-icad-etti-ve-resimleri